Teknolojinin hızına inat, 26 yıldır aynı ocak başında omuz omuza çalışan Ökkeş ve Ramazan Toprak kardeşler, unutulmaya yüz tutmuş kalaycılık zanaatını hem yaşatıyor hem de kazanca dönüştürüyor.
Gaziantep Kalesi’nin gölgesinde, babalarından devraldıkları dükkanda ter döken 33 yaşındaki ikizler, çocukluk yıllarında başladıkları bu zorlu mesleği bugün kentin en çok aranan ustaları olarak sürdürüyor. Modern dünyanın sunduğu alternatiflere rağmen geleneksel yöntemlerden vazgeçmeyen kardeşler, bakır mutfak eşyalarını ilk günkü parlaklığına kavuşturarak hem aile bütçelerine katkı sağlıyor hem de kültürel bir mirası koruma altına alıyor.
Geçimlerini zanaatla sağlıyorlar
Yedi yaşında babalarının yanında çıraklığa adım atan Toprak kardeşler, aradan geçen 26 yılda mesleğin tüm inceliklerini ustalıkla öğrendi. Bugün kendi ailelerinin geçimini bu kadim meslekten kazanan ikizler, aylık 80 bin TL’ye ulaşan gelirleriyle hem kendi ayakları üzerinde duruyor hem de zanaatın hala ekmek kapısı olabileceğini kanıtlıyor. Ökkeş ve Ramazan Toprak, baba yadigarı ocaklarında disiplinli bir çalışma temposuyla müşterilerinin taleplerini karşılamaya devam ediyor.
Çırak bulamamanın hüznü
Mesleklerini büyük bir tutkuyla icra eden ikizlerin tek bir üzüntüsü var: Gelecek nesillere aktaracak bir çırak bulamamak. Unutulmaya yüz tutmuş meslekler arasında yer alan kalaycılığın, kendilerinden sonra devam etmemesi ihtimali kardeşleri düşündürüyor. Buna rağmen her sabah aynı heyecanla dükkanlarını açan Ökkeş ve Ramazan Toprak, ayrılmaz bir ikili olarak baba mirasını yaşatmanın gururunu yaşıyor.
Kardeşlik bağı işlerine yansıyor
Küçüklüklerinden beri birbirlerinden hiç ayrılmadıklarını belirten ikizler, başarının sırrını dayanışmada buluyor. İş yerinde birbirlerine destek olan kardeşler, babalarından miras kalan bu mesleği sadece bir geçim kaynağı olarak değil, aynı zamanda bir vefa borcu olarak görüyor. Gaziantep halkının yoğun ilgi gösterdiği ustalar, geleneksel yöntemlerle yaptıkları her işlemde babalarının hatırasını yaşatmayı sürdürüyor.