Dijital dünyada geçirilen sürenin artması ve sosyal izolasyonun yaygınlaşması, günümüzde gençlerin ruh sağlığını doğrudan tehdit eden en önemli unsurlar arasında yer alıyor. Medipol Sağlık Grubu tarafından 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü dolayısıyla düzenlenen “Sağlıklı Zihinler, Güvenli Yarınlar” başlıklı panelde, uzmanlar gençlerin karşı karşıya kaldığı tehlikeleri ve çözüm yollarını masaya yatırdı. Şiddeti normalleştiren çevrimiçi topluluklar, radikalleşme eğilimleri ve dijital platformlardaki zararlı alt kültürler, gençlerin psikolojik iyilik halini korumak için acil adımlar atılması gerektiğini ortaya koyuyor.
Gençlerin ruh sağlığını etkileyen sosyal ve dijital riskler nelerdir?
Günümüz gençliği, fiziksel çevresinden koparak dijital platformlarda sosyalleşme eğilimi gösteriyor. Bu durum, bireylerin yalnızlaşmasına ve sosyal izolasyon yaşamasına zemin hazırlıyor. İnternet ortamında şiddeti yücelten ve normalleştiren topluluklarla temas eden gençler, gerçek dünyadaki ilişkilerinde kopuşlar yaşayabiliyor.
Özellikle okul saldırıları ve kadın düşmanlığı gibi zararlı akımlarla ilişkilendirilen incel alt kültürü, dijital mecraların barındırdığı gizli tehlikeleri gözler önüne seriyor. Uzmanlar, gençlerin bu tür radikal ve şiddet yanlısı grupların etkisine girmesinin arkasında yalnızlık hissi ve akran gruplarına ait olma arayışının yattığına dikkat çekiyor. Dijital platformlardaki tehlikeli içerikler, gençlerin empati yeteneğini zayıflatırken öfke kontrol sorunlarını da tetikliyor.
Şiddet davranışlarının önlenmesinde okul ve ailenin rolü nedir?
Şiddet eğilimlerinin ve öfke patlamalarının daha küçük yaş gruplarında görülmesi, ailelerin ve eğitim kurumlarının ortak hareket etmesini zorunlu kılıyor. Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Taha Can Tuman, bu tür davranışların erken evrede fark edilmesinde okul rehberlik servisleri ile ebeveynlerin iş birliğinin kritik önem taşıdığını belirtiyor. Çocukların evde ve okulda karşılaştığı zorluklar karşısında yalnız hissetmemesi, olası krizlerin önüne geçilmesinde birinci basamak koruma sağlıyor.
Ruhsal dayanıklılığın temelinin aile içinde atıldığını belirten uzmanlar, ebeveynlerin çocuklarıyla kurduğu iletişimin kalitesine dikkat çekiyor. Çocuklar yaşadıkları problemleri aileleriyle paylaşamadıklarında, dijital dünyadaki yanlış rol modellere yöneliyor. Okul yönetimi ve ailelerin sürekli iletişim halinde olması, gençlerin ruhsal dalgalanmalarını erkenden fark ederek profesyonel destek alınmasını kolaylaştırıyor.
Gençlerde öfke yönetimi ve sorunlarla baş etme becerileri nasıl geliştirilir?
Zorlayıcı yaşam olayları ve stresle baş etmekte zorlanan gençler, zaman zaman olumsuz duygularından kaçmak için zararlı alışkanlıklara yönelebiliyor. Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Dr. Öğr. Üyesi Rahime Gök, sorunlarla baş edebilmek amacıyla alkol ve madde kullanımına başvurulabildiğini, ancak her sorun yaşayan kişinin bağımlılık geliştirmediğini ifade ediyor. Bu süreçte kişisel özellikler, sosyal destek sistemleri ve ruhsal dayanıklılık belirleyici rol oynuyor.
Gençlerin öfkelerini sağlıklı bir şekilde yönetebilmesi ve duygusal ihtiyaçlarını fark edebilmesi için kişisel becerilerinin desteklenmesi gerekiyor. Klinik Psikolog Yasemin Kamalı, çocuklarda şiddet davranışlarının genellikle aile tutumları, okul ortamı ve sosyal öğrenme yoluyla ortaya çıktığını vurguluyor. Ebeveynlerin çocuklarına hemen öfkeli tepkiler vermek yerine onları dinlemesi, sorunların kökenine inilmesini ve kalıcı çözümler üretilmesini sağlıyor.