Köyden kente yaşanan yoğun göç dalgası ve genç neslin tarımsal üretime ilgisizliği, Aydın kırsalında üretici yaş ortalamasını 60’ın üzerine taşıyarak tarımsal üretimin devamlılığını tehlikeye atıyor.
Aydın’ın bereketli toprakları, bugünlerde yerini sessizliğe ve yaşlı üreticilerin alın terine bırakıyor. Köyden kente göçün hız kesmeden devam etmesi, genç nüfusun evlilik ve çocuk sahibi olma oranlarındaki düşüşle birleşince, kırsal bölgelerde çiftçilik yapan genç neredeyse kalmadı. İl genelinde ziraat odalarına kayıtlı 130 bin civarında çiftçi bulunsa da, bu rakamın büyük bir kısmını ileri yaş grubundaki vatandaşlar oluşturuyor.
Traktörün giremediği zorlu arazilerde geleneksel yöntemlerle üretim yapmaya çalışan üreticiler, "İş başa düştü" diyerek topraklarını terk etmemeye çalışıyor.
Köyün en genci 50 yaşında
Koçarlı ilçesine bağlı Satılar Mahallesi’nde, modern makinelerin ulaşamadığı engebeli arazilerde katır yardımıyla tarım yapan 66 yaşındaki Musa Küçük, içinde bulundukları durumu "Köyün en gençleri biziz" sözleriyle özetliyor. Mart ayından haziran ayına kadar süren yoğun çalışma temposunda, incir ve asma bahçelerini geleneksel yöntemlerle işlemek zorunda kaldıklarını belirten Küçük, gençlerin köye dönmesi için acil destek mekanizmalarına ihtiyaç duyulduğunu vurguluyor. Kendi çocuklarının da şehre yerleştiğini ifade eden Küçük, "Bizden sonra bu toprakları işleyecek kimse kalmayacak" diyerek geleceğe dair kaygılarını dile getiriyor.
Belirsiz bir gelecek bekliyor
Köydeki üreticilerden 62 yaşındaki Tahir Çoban da benzer bir tablo çiziyor. Gençlerin artık tarımla uğraşmak yerine şehir merkezlerindeki iş imkanlarına yöneldiğini belirten Çoban, köyde genç nüfus bulmanın imkansız hale geldiğini söylüyor. Yaşanan bu demografik değişim, sadece bugünkü üretimi değil, aynı zamanda arazilerin gelecekteki akıbetini de belirsizliğe sürüklüyor. Köy sakinleri, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği için gençleri kırsalda tutacak teşviklerin şart olduğunu savunuyor.