Tunceli’de 5 Ocak 2020’den bu yana kendisinden haber alınamayan Gülistan Doku soruşturmasında, adaletin seyri değişiyor. Dosyaya giren yeni deliller, olayın basit bir kaybolma vakası değil, organize bir suç zinciri olabileceğine işaret ediyor. Hakkında kırmızı bülten bulunan firari Umut Altaş ile tutuklu babası Celal Altaş arasındaki yazışmalar, 6 yıllık sır perdesini aralayacak "itiraf" tehditleriyle dolu.
9 Bin Dolarlık İtiraf Pazarlığı: "Savcı Hanımı Ararım"
Meksika üzerinden ABD’ye kaçan Umut Altaş’ın, Türkiye’de tutuklu bulunan babası Celal Altaş’tan para koparmak için Gülistan Doku dosyasını koz olarak kullandığı belgelendi. 9 Ocak 2026 tarihli kayıtlara göre oğul Altaş, babasına "Yaptıklarınızın bir bedeli olacak. Bugün hesabıma 9 bin dolar bekliyorum" diyerek şantaj yaptı. İstediği parayı alamayınca tehditlerini savuran Altaş'ın, "Savcı hanımı arar her şeyi anlatırım. Beni Amerika'ya niye yolladığınızı söylerim!" sözleri, kaçışın bir "kurtarma operasyonu" olduğu iddialarını güçlendirdi.
Viyadükteki Sır Çözülüyor: PTS Kayıtları Ne Diyor?
Gülistan’ın telefonunun son sinyal verdiği Sarı Saltuk Viyadüğü, soruşturmanın merkezinde kalmaya devam ediyor. Plaka Tanıma Sistemi (PTS) verilerine göre, o gece viyadükte Mustafa Türkay Sonel ile aynı araçta olduğu kesinleşen Umut Altaş’ın, babasına yazdığı "Bırak rol yapmayı. Sen susturuyordun ya!" mesajı, cinayetin üzerinin aile bağları ve nüfuz kullanılarak örtüldüğü şüphesini somutlaştırdı.
Baba-Oğul Arasında İtiraf Düellosu: "Öteceğim Lan Her Şeyi"
Baba Celal Altaş’ın oğlunu "Her şeyden haberin var o zaman şerefsiz" diyerek suçlaması üzerine sinirler gerildi. Firari Umut Altaş’ın verdiği "Öteceğim lan her şeyi. Göreceksiniz dünya kaç bucak" cevabı, dosyanın seyrini değiştirecek en kritik delil olarak kayda geçti. Bu yazışmalar, Gülistan Doku’nun akıbetine dair gizli kalan gerçeklerin, zanlıların kendi arasındaki çıkar çatışmasıyla gün yüzüne çıkacağını gösteriyor.