Gülistan Doku soruşturmasında sis perdesi aralanıyor. Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı ile koordineli hareket eden Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı, dosyadaki "delil karartma" ve "ihmal" iddialarını soruşturmak üzere devasa bir operasyonun fitilini ateşledi. Savcılık, dönemin emniyet birimlerinin ve mülki amirlerinin sürece müdahale edip etmediğini belirlemek için dijital verilerin en derinlerine inme kararı aldı.
Log Kayıtları: Kim, Ne Zaman, Hangi Veriyi Sorguladı?
Soruşturmanın en kritik hamlesi, Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı’na gönderilen resmi yazı oldu. Savcılık, Doku’nun kaybolduğu andan itibaren sistemde yapılan her işlemin "parmak izini" yani log kayıtlarını istedi. Bu inceleme sayesinde; o dönem hangi personelin sisteme girdiği, hangi HTS verilerini sorguladığı ve daha da önemlisi sistemden herhangi bir verinin silinip silinmediği tek tek ortaya çıkarılacak.
Resmi Yazışmalar ve Bilgi Formları Tek Tek İnceleniyor
Sadece dijital veriler değil, kurumlar arası bürokrasi de mercek altında. Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı, Tunceli Asayiş Şube ile İstihbarat Şubesi arasındaki evrak trafiğini de masaya yatırdı. Gülistan Doku’nun bulunması için usulüne uygun "bilgi talep formları" düzenlenip düzenlenmediği ve bu taleplere verilen yanıtların gerçekliği, resmi yazışma arşivlerinden kontrol edilecek.
"Çok Acil" Koduyla Talimat: İhmali Olanlar Belirlenecek
Savcılık, ilgili tüm belgelerin ve dijital dökümlerin "çok acil" ibaresiyle ulaştırılması talimatını verdi. 6 yıl sonra başlayan bu derinlemesine inceleme sonucunda; soruşturmayı sekteye uğratan, bilgi gizleyen veya delil karartma girişiminde bulunan isimlerin tespit edilerek yargı önüne çıkarılması bekleniyor. Dijital hafızanın geri getirilmesiyle, dosyadaki karanlık noktaların aydınlanması hedefleniyor.