Adıyaman’da yaşayan 27 yaşındaki Buse Şitil’in hayatı, hamileliğinin üçüncü ayında sol göğsünde fark ettiği kitleyle değişti. İlk değerlendirmelerde kitlenin gebelik dönemindeki değişikliklerle veya süt kanallarındaki tıkanıklıkla ilişkili olabileceği düşünülürken, kitlenin büyümeye devam etmesi üzerine yeniden doktora başvuran Şitil, gebeliğinin 5. ayında meme kanseri tanısı aldı. Hamileliği sırasında 3 kür kemoterapi gören genç kadın, 34. haftada oğlunu dünyaya getirdi ve doğumun ardından tedavisine devam etti.
Hamilelikte memede kitle neden önem taşıyor, meme kanseri nasıl fark edildi?
Buse Şitil, hamileliğinin üçüncü ayında sol göğsünde sert ve ele gelen bir kitle fark etti. Gebelikte hormonların etkisiyle memelerde çeşitli değişiklikler yaşanabildiği için ilk etapta kitlenin gebelikle bağlantılı olabileceğini düşündü.
Yaşadığı şehirdeki özel hastanede yapılan değerlendirmede ciddi bir durum olmadığı belirtilirken, tedbir amacıyla MR çekilmesi önerildi ve Şitil araştırma hastanesine yönlendirildi. Burada yapılan ultrasonografide ise MR'a gerek olmadığı, kitlenin süt kanallarındaki tıkanıklıktan kaynaklandığı ifade edildi.
Antibiyotik tedavisi verilen genç kadın evine gönderildi. Ancak kısa süre içerisinde kitlenin büyümeye devam etmesi, Şitil'in endişesini artırdı. Bunun üzerine ailesinin yaşadığı Adana'da başka bir doktora başvuran Şitil'e biyopsi yapılması önerildi.
Yapılan incelemelerin ardından genç kadın, gebeliğinin yaklaşık 5. ayında meme kanseri olduğunu öğrendi.
Hamileyken meme kanseri tedavisi yapılabilir mi, kemoterapi alınır mı?
Meme kanseri tanısı alan Buse Şitil için hem kendi sağlığını hem de bebeğinin gelişimini gözeten bir tedavi planı oluşturuldu. Şitil, gebelik sırasında her tedavinin uygulanamadığını ve tedavi kararlarının hastalığın özellikleri ile gebeliğin hangi döneminde olduğuna göre belirlendiğini aktardı.
Genç kadın, hamileliğinin belirli bir döneminde kemoterapi tedavisine başladı. Gebeliği boyunca 3 kür kemoterapi alan Şitil, tedavisinin doktorlarının yakın takibi altında sürdürüldüğünü belirtti.
Şitil'in yaşadığı süreç, gebelik sırasında kanser tanısı konulması halinde tedavi planının kişiye özel şekilde oluşturulduğunu da ortaya koydu. Tedavi sürecinde anne adayının sağlık durumu ile bebeğin gelişiminin birlikte takip edildiği belirtildi.
Buse Şitil bebeğini kaçıncı haftada doğurdu, bebeği sağlıklı mı?
Hamileliği boyunca kemoterapi tedavisi gören Buse Şitil, 34. haftada sezaryenle doğum yaptı. Genç anne, erken dünyaya gelen oğlunun sağlıklı şekilde doğduğunu söyledi.
Doğumun ardından kanser tedavisi devam eden Şitil; ameliyat, radyoterapi ve hedefe yönelik tedavilerle uzun bir tedavi sürecinden geçti.
Şitil, bir yandan bebeğini beklerken diğer yandan hastalıkla mücadele etmenin fiziksel ve duygusal açıdan kendisi için son derece zor olduğunu anlattı. Hamileliğin getirdiği yorgunluk ve değişimlere, kemoterapinin etkilerinin de eklendiğini ifade etti.
Genç kadın için oğlunun dünyaya gelmesini beklemek ise tedavi sürecinde önemli bir motivasyon kaynağı oldu. Eşi, ailesi ve dostlarının desteğinin de zorlu dönemde kendisine güç verdiğini dile getirdi.
Meme kanseri belirtileri nelerdir, memedeki her kitle dikkate alınmalı mı?
Meme kanserinde erken farkındalık önem taşırken, memede ortaya çıkan her kitlenin kanser anlamına gelmediği de unutulmamalı. Özellikle gebelik döneminde memelerde hormonlara bağlı değişiklikler görülebiliyor.
Bununla birlikte memede yeni ortaya çıkan ve devam eden bir değişiklik fark edildiğinde sağlık kuruluşuna başvurulması gerekiyor. Kişinin kendi bedenindeki değişiklikleri takip etmesi ve şüpheli durumlarda doktor değerlendirmesini ihmal etmemesi önem taşıyor.
Buse Şitil de yaşadığı deneyimin ardından kadınlara özellikle gebelik döneminde ortaya çıkan değişiklikleri önemsemeleri çağrısında bulundu. Genç kadın, kendi hikâyesini paylaşarak farkındalık oluşturmayı ve kanser tedavisi gören kişilere destek olmayı amaçladığını belirtti.
Buse Şitil'in oğlu kaç yaşında, tedavisi devam ediyor mu?
Buse Şitil'in Musa Tuğra adını verdiği oğlu bugün 2 yaşında. Genç anne, tedavilerinin sürdüğünü ve son kontrollerinde her şeyin yolunda olduğunu öğrendiğini söyledi.
Ancak Şitil, tedavi sürecinin sona ermesinin ardından hayatın bir anda eski haline dönmediğini de ifade etti. Tedavi sonrasında devam eden ağrılar, lenfödem, vücuttaki değişiklikler ve duygusal etkilerle mücadele ettiğini anlattı.
Şitil'in en önemli mesajlarından biri ise kadınların kendi bedenlerindeki değişiklikleri göz ardı etmemesi oldu. Genç anne, özellikle gebelik döneminde ortaya çıkan belirtilerin yalnızca hamileliğe bağlanmaması gerektiğine dikkat çekerek, "Hamileyim, normaldir" veya "Genç yaşta başıma gelmez" düşüncesiyle doktora başvurunun ertelenmemesi gerektiğini vurguladı.