Yeni Birlik Gazetesi Yaşam Haseke nerede, kimin kontrolünde? Nüfuz savaşlarının merkezindeki şehir hakkında bilinenler

Haseke nerede, kimin kontrolünde? Nüfuz savaşlarının merkezindeki şehir hakkında bilinenler

Haseke nerede, şu an kimin kontrolünde? Suriye'nin Hasiçi bölgesinde yaşanan sıcak gelişmeler ve şehrin haritadaki kritik konumu hakkında tüm merak edilenler haberin devamında...

Suriye’nin kuzeydoğu ucunda, Mezopotamya’nın bereketli toprakları ile Habur Çayı’nın buluştuğu noktada yer alan Haseke (Hasiçi), son günlerde yeniden dünya gündeminin ilk sıralarına yerleşti. Peki, neden herkesin gözü bu şehirde? Çok uluslu bir nüfus yapısına sahip olan bu kadim kent, bugün sadece bir yerleşim yeri değil; küresel ve bölgesel güçlerin nüfuz mücadelesi verdiği stratejik bir satranç tahtası konumunda.

Haseke Nerede ve Neden Bu Kadar Önemli?

Haseke, Suriye'nin uzak kuzeydoğu köşesinde, Türkiye ve Irak sınırına yakın bir noktada yer alıyor. 2010 verilerine göre 320 bine yakın nüfusuyla bölgenin en kalabalık merkezi olan şehir, Arap, Kürt, Süryani, Asuri ve Keldani gibi birçok farklı etnik ve dini gruba ev sahipliği yapıyor. Şehri stratejik kılan en önemli unsurlardan biri, içinden geçen ve bölgeye hayat veren Habur Çayı'dır.

Şehir Kimin Kontrolünde? Karmaşık Bir Güç Haritası

Haseke, Suriye iç savaşının en ilginç yönetim modellerinden birine sahne oluyor. Şehrin genel yönetimi ve kırsal alanların büyük çoğunluğu (yaklaşık %75'i) SDG (Suriye Demokratik Güçleri) kontrolündeyken, şehir merkezindeki bazı mahalleler ve kamu binaları ("Güvenlik Karesi" olarak bilinir) hala Suriye Hükümeti güçlerinin elinde bulunuyor.

Dış Güçlerin Kesişme Noktası: Kimler Sahada?

Haseke ve çevresi, yerel aktörlerin ötesinde devasa bir uluslararası askeri varlığa ev sahipliği yapıyor:

Uluslararası Koalisyon (ABD): Bölgedeki enerji kaynakları ve terörle mücadele gerekçesiyle aktif varlık gösteriyor.

Rusya: Türkiye ile yapılan mutabakatlar çerçevesinde devriye ve gözetleme görevleri yürütüyor.

İran: Özellikle yerel aşiretler üzerinden nüfuzunu Haseke derinliklerine yaymaya çalışıyor.

Türkiye: Sınır güvenliği ve terörle mücadele kapsamında bölgedeki gelişmeleri yakından takip ediyor.

Tarihi Kırılma Noktası: 2011'den Bugüne

Haseke'nin kaderi, 2011 yılında Hasan Ali Akleh'in kendini yakmasıyla başlayan protestolarla değişti. 2015'teki şiddetli çatışmalar sonucunda IŞİD bölgeden temizlenirken, şehir fiili olarak iki farklı yönetimin paylaştığı bir yapıya büründü. Bugün yaşanan gerginliklerin kökeninde, bu çok başlı yönetim ve dış aktörlerin bölge üzerindeki çıkar çatışmaları yatıyor.

Bölgedeki yabancı güçlerin varlığı, sadece askeri bir durum değil; aynı zamanda Suriye'nin geleceğine kimin yön vereceğinin de bir göstergesi. Haseke, Deyrezor ve Rakka hattıyla birleştiğinde, Suriye’nin enerji ve tarım kalbinin attığı yer haline geliyor. Bu durum, şehri hem bir refah vaadi hem de bitmek bilmeyen bir gerilim odağı yapıyor.

Haseke’deki güç mücadelesini anlamak için sadece haritaya bakmak yetmez; bölgenin alt katmanlarındaki aşiret bağlarını ve yer altı kaynaklarının yarattığı ekonomik çekim merkezini de görmek gerekir.

Ekonomi ve Enerji: Haseke Neden Kritik?

Haseke, Suriye'nin "ekmek sepeti" ve "enerji deposu" olarak bilinir. Şehrin kontrolünü elinde tutan güç, aslında Suriye’nin gelecekteki ekonomik bağımsızlığını da kontrol ediyor demektir.

Petrol ve Doğalgaz: Haseke’nin doğusundaki ve güneyindeki petrol sahaları, Suriye’nin toplam enerji üretiminin büyük bir kısmını karşılıyor. Bu kaynaklar, şu an yerel yönetim için en büyük finansman kaynağı.

Su ve Tarım: Habur Çayı çevresindeki tarım arazileri, ülkenin buğday ihtiyacının merkezidir. Bölgedeki su barajlarının kontrolü, komşu vilayetlerin (Rakka ve Deyrezor) gıda güvenliğini de doğrudan etkiliyor.

Uzman Analizi: Haseke’de Bizi Ne Bekliyor?

Haseke’deki gerilim, aslında Suriye’nin bütününde kimin söz sahibi olacağının bir "mikro modelidir". Eğer ABD ve Rusya arasındaki deconfliction (çatışmasızlık) protokolleri bozulursa, Haseke çok daha büyük bir çatışmanın fitilini ateşleyebilir. Özellikle İran destekli grupların bölgedeki varlığını artırması, bölgedeki askeri hareketliliği önümüzdeki günlerde daha da artıracak gibi görünüyor.