6 Şubat depremleriyle bir kez daha Türkiye’nin gündemine gelen Hatay, tarih boyunca stratejik ve siyasi önemiyle dikkat çekti. Mustafa Kemal Atatürk’ün “Hatay benim şahsi meselem” sözleri ise bu kentin Cumhuriyet tarihindeki yerini daha da anlamlı kılıyor. Peki Atatürk bu ifadeyi neden kullandı? Hatay sorunu nasıl çözüldü, Türk ordusu Hatay’a ne zaman girdi ve Hatay ne zaman anavatana katıldı?
Hatay sorunu nasıl başladı ve Misak-ı Milli’de neden yer aldı?
Birinci Dünya Savaşı’nın ardından Osmanlı Devleti’nin dağılmasıyla birlikte Hatay, 1 Mart 1918’de Fransız işgaline uğradı. Bölge, stratejik konumu ve demografik yapısı nedeniyle Türkiye için büyük önem taşıyordu. 28 Ocak 1920’de kabul edilen Misak-ı Milli kararları içinde İskenderun ve Antakya çevresi de yer aldı.
Ancak Fransa’nın manda yönetimi altında bulunan Suriye sınırları içinde gösterilen Hatay, uzun yıllar diplomatik krizlere sahne oldu. Konu Milletler Cemiyeti’ne taşındı ve uluslararası arenada sert tartışmalar yaşandı.
Atatürk neden “Hatay benim şahsi meselem” dedi?
Mustafa Kemal Atatürk, Hatay konusunu yalnızca bir sınır meselesi olarak görmedi. Bölgenin tarihsel ve kültürel bağlarını vurgulayarak, “Kırk asırlık Türk yurdu düşman elinde kalamaz” sözleriyle kararlılığını ortaya koydu.
1 Kasım 1936’da TBMM açış konuşmasında İskenderun ve Antakya’nın geleceğinin Türkiye için temel mesele olduğunu açıkça dile getirdi. Fransız büyükelçisine ise “Hatay benim şahsi davamdır. Şakaya gelmeyeceğini bilmelisiniz” ifadelerini kullandı.
Bu söz, yalnızca diplomatik bir çıkış değil; gerektiğinde askeri seçeneğin de masada olduğuna dair net bir mesajdı.
Atatürk silah kullanmayı düşündü mü?
Atatürk, barışçı diplomasiye öncelik veriyordu ancak ulusal çıkarlar söz konusu olduğunda geri adım atmayacağını da vurguluyordu. Hasan Rıza Soyak’a yaptığı bir değerlendirmede, eğer zorunlu kalınırsa Cumhurbaşkanlığı görevinden istifa ederek Hatay’a geçebileceğini söyledi.
Bu açıklama, Hatay konusunu kişisel sorumluluğu olarak gördüğünü ortaya koydu. Yeni kurulan Cumhuriyet’i riskli bir savaşa sürüklememekle birlikte, kararlılık mesajını da net biçimde verdi.
Atatürk Hatay’a ne zaman geldi ve Adana gezisinin amacı neydi?
1937’den itibaren sağlık sorunları yaşayan Atatürk hakkında, Batı basınında görevini sürdüremeyeceğine dair haberler yayımlanmaya başladı. Bu süreçte Hatay krizi devam ediyordu.
19 Mayıs 1938’de Ankara’daki törenin hemen ardından trenle Adana’ya giden Atatürk, beş gün süren gezide askeri birlikleri denetledi. Bu ziyaret, Fransa’ya ve uluslararası kamuoyuna açık bir güç gösterisi niteliği taşıyordu.
Mesaj netti: Türkiye, Hatay konusunda geri adım atmayacaktı.
Türk ordusu Hatay’a ne zaman girdi?
Diplomatik temasların ardından Türkiye ile Fransa arasında anlaşma sağlandı. Hatay’ın toprak bütünlüğünün korunması ve ortak güvenliğin sağlanması kararlaştırıldı.
5 Temmuz 1938’de Kurmay Albay Şükrü Kanatlı komutasındaki Türk tugayı Payas ve Hassa üzerinden Hatay’a giriş yaptı. On binlerce kişi Türk askerini “Yaşasın Türk askeri, yaşasın Atatürk” sloganlarıyla karşıladı.
Bu gelişme, Hatay meselesinde yeni bir dönemin başlangıcı oldu.
Hatay Cumhuriyeti nasıl kuruldu?
Türk askerinin bölgeye girmesinin ardından siyasi süreç hızlandı. 24 Ağustos 1938’de seçim yapıldı. 2 Eylül 1938’de Hatay Meclisi açıldı ve “Hatay Cumhuriyeti” ilan edildi.
Tayfur Sökmen, Hatay Cumhuriyeti’nin ilk ve tek cumhurbaşkanı seçildi. Bu dönem, Türkiye’ye katılım sürecinin hukuki ve siyasi altyapısını oluşturdu.
Hatay ne zaman anavatana katıldı?
Avrupa’da artan Nazi tehdidi, Fransa’nın bölgedeki askeri varlığını zayıflattı. Bu gelişme Türkiye açısından diplomatik bir fırsat doğurdu.
29 Haziran 1939’da Hatay Meclisi oybirliğiyle Türkiye’ye katılma kararı aldı. Kısa süre sonra Fransız bayrağı indirildi ve yerine Türk bayrağı göndere çekildi.
Hatay, resmen Türkiye Cumhuriyeti’nin bir ili oldu.
Mustafa Kemal Atatürk için Hatay, yalnızca bir toprak parçası değil; bağımsızlık mücadelesinin tamamlanmamış bir halkasıydı. “Hatay benim şahsi meselem” sözü, diplomasi ile kararlılığın birleştiği tarihi bir duruşun ifadesi olarak hafızalara kazındı.