Halk takvimine göre cemrelerin ilki 19-20 Şubat tarihlerinde havaya düştü. Bu tarih, kış mevsiminden bahara geçiş sürecinin başlangıcı olarak kabul ediliyor. Cemre düşmesi, Anadolu’da yüzyıllardır sürdürülen bir inanış çerçevesinde takip ediliyor.
Cemre, halk inanışında sıcaklığın artışını ve doğadaki canlanmayı simgeliyor. İlk aşamanın havaya düşmesiyle birlikte mevsimsel geçiş sürecinin başladığı kabul ediliyor.
İkinci Cemre Suya Düşecek
Takvime göre ikinci cemre 26-27 Şubat tarihlerinde suya düşecek. Halk inanışında “kor halindeki ateş” anlamına gelen cemre, ısınmayı temsil ediyor. İkinci cemrenin suya düşmesiyle birlikte su sıcaklıklarının artması ve buzların çözülme sürecinin hızlanması bekleniyor.
Cemrelerin düşme süreci üç aşamadan oluşuyor. İlk olarak havaya, ardından suya ve son olarak toprağa düştüğüne inanılıyor. Bu sıralama, doğadaki değişim sürecinin aşamalı ilerleyişini simgeliyor.
Üçüncü Cemre Toprağa Düşecek
Havaya ve suya düşen cemrelerin ardından üçüncü ve son cemrenin 5-6 Mart tarihlerinde toprağa düşeceği belirtiliyor. Üçüncü cemreyle birlikte tarımsal faaliyetlerin hızlanması ve baharın etkilerinin daha belirgin hale gelmesi öngörülüyor.
Cemrelerin düşme aralığının yedi gün olduğu kabul ediliyor. Bu takvim, halk arasında kuşaktan kuşağa aktarılan bir zamanlama sistemi olarak biliniyor.
Kültürel Bir Miras Olarak Cemre
Arapça kökenli bir kelime olan cemre, “kor” ve “ateş” anlamına geliyor. Halk takviminde kıştan bahara geçişin sembolü olarak yer alan cemre, Anadolu’da uzun yıllardır varlığını sürdüren bir gelenek olarak biliniyor.
Cemre düşmesi, meteorolojik bir veri olmaktan ziyade kültürel bir miras niteliği taşıyor. Doğadaki canlanma ve sıcaklık değişimleri, geleneksel takvim anlayışı içinde cemre tarihleriyle ilişkilendiriliyor.
Uzmanlar, cemre tarihlerinde hava sıcaklıklarında gözlemlenen değişimlerin doğrudan bilimsel bir meteorolojik nedenselliğe dayanmadığını, ancak istatistiksel olarak bu dönemlerde mevsimsel geçişlerin yaşandığına dikkat çekiyor.