CHP Bolu Milletvekili Türker Ateş, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) yöneticilerine hususi pasaport verilmesini öngören Pasaport Kanunu değişikliği için TBMM Başkanlığı’na kanun teklifi sundu. Teklif, özellikle Avrupa Birliği ülkeleriyle yürütülen dış ticarette yaşanan vize gecikmesi ve belirsizlik sorununa dikkat çekmesiyle gündem oldu. Ateş, vize süreçlerinin iş dünyasının sahadaki temsil gücünü zayıflattığını savunarak düzenlemenin “ayrıcalık değil, kamusal görevin etkin yürütülmesi” için gerekli olduğunu söyledi. Gözler şimdi teklifin Meclis’teki görüşme takvimine çevrildi.
TBMM’ye sunulan Pasaport Kanunu değişikliği neyi amaçlıyor?
TBMM Başkanlığı’na sunulan teklifte, Pasaport Kanunu’nda değişiklik yapılarak TOBB yöneticilerine hususi pasaport verilmesi hedefleniyor. Düzenleme, yalnızca bireysel seyahat kolaylığı tartışması olarak değil, ticaretin sürdürülebilirliği ve uluslararası rekabet gücü başlığında ele alınıyor.
Teklifin temel gerekçesi, vize süreçlerindeki gecikme nedeniyle yurt dışı temaslarının aksaması ve bu durumun Türkiye’nin dış ticaret bağlantılarına doğrudan zarar vermesi olarak öne çıkıyor. Meclis’e sunulan teklifin, komisyonda ele alındıktan sonra Genel Kurul gündemine gelmesi bekleniyor.
Türker Ateş: Vize gecikmesi ticareti aksatıyor
Teklifin ardından açıklama yapan Türker Ateş, vize süreçlerindeki gecikmelerin ve belirsizliklerin sahada doğrudan sorun ürettiğini belirtti. Ateş’e göre, dış ticaretin yoğun olduğu ülkelerle yürütülen temaslar zaman zaman sekteye uğruyor ve bu durum Türkiye’nin ekonomik hedeflerini olumsuz etkiliyor.
Ateş, Türkiye’nin hem orta gelir tuzağından kurtulmak hem de dünya ticaretinden aldığı payı artırmak için “hamle yapmak zorunda” olduğunu vurguladı. Küresel rekabetin sertleştiği bir dönemde, iş dünyasının anayasal temsilcilerinin bürokratik engellerle karşı karşıya kalmasının kabul edilemez olduğunu dile getirdi.
TOBB ve oda-borsalar neden “kamu kurumu niteliğinde” sayılıyor?
Ateş’in açıklamasında dikkat çeken başlıklardan biri, TOBB ile oda ve borsaların hukuki statüsü oldu. Milletvekili Ateş, bu kurumların Anayasa’nın 135’inci maddesi uyarınca kurulmuş kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları olduğuna işaret etti.
Bu çerçevede TOBB, oda ve borsalar; ticaret, sanayi, tarım ve hizmet sektörlerini temsil eden ve Türkiye ekonomisinin sahadaki en güçlü aktörleri arasında gösterilen yapılar olarak değerlendiriliyor. Teklifte de bu temsil rolünün, uluslararası ilişkilerde kesintiye uğramaması gerektiği savunuluyor.
Avrupa Birliği ülkeleriyle temaslarda vize belirsizliği nasıl bir sorun yaratıyor?
Teklifin merkezinde, özellikle Avrupa Birliği ülkeleriyle yapılan görüşmelerin vize belirsizliği nedeniyle zorlaşması yer alıyor. İş dünyasının temsilcileri, toplantılar, fuarlar, ikili görüşmeler ve ticaret heyetleri için sık sık yurt dışına çıkmak zorunda kalıyor.
Ancak mevcut uygulamada vize süreçlerindeki gecikmeler, planlamayı zorlaştırıyor. Bu da yalnızca bir randevu veya toplantının kaçırılmasıyla sınırlı kalmıyor; zamanında kurulamayan temasların ihracat bağlantılarını zayıflatabileceği, yatırım görüşmelerini erteleyebileceği ve Türkiye’nin pazarlardaki rekabetçiliğini düşürebileceği ifade ediliyor.
Hususi pasaport teklifi ayrıcalık mı, görev kolaylığı mı?
Türker Ateş, TOBB yöneticilerine hususi pasaport verilmesi tartışmalarında “ayrıcalık” eleştirilerine de yanıt verdi. Ateş’e göre bu düzenleme, kişisel bir imtiyaz olarak değil, kamusal görevin daha etkin yürütülmesi için atılmış bir adım olarak görülmeli.
Teklifin savunmasında, TOBB ve oda-borsaların sadece özel sektör temsilcisi gibi değerlendirilmemesi gerektiği vurgulanıyor. Çünkü bu kurumların, anayasal çerçevede belirlenmiş bir temsil görevi bulunduğu ve bu görevin uluslararası temaslar gerektirdiği ifade ediliyor.
Uluslararası rekabet gücü tartışması Meclis gündeminde büyüyor
Teklif, son dönemde sıkça gündeme gelen “uluslararası rekabet gücü” tartışmasını da yeniden alevlendirdi. Ateş’in açıklamalarında, vize süreçlerinin yalnızca bireysel bir mağduriyet değil, Türkiye’nin ticari ilişkilerine doğrudan zarar veren bir sorun olduğu vurgusu öne çıktı.
Bu yaklaşım, hususi pasaport düzenlemesinin yalnızca pasaport türüyle ilgili bir değişiklik değil, dış ticaret stratejisiyle bağlantılı bir hamle olarak sunulduğunu gösteriyor. Meclis kulislerinde ise teklifin nasıl karşılanacağı, hangi partilerin destek vereceği ve düzenlemenin kapsamının genişleyip genişlemeyeceği merak ediliyor.
Teklif kabul edilirse süreç nasıl işleyecek?
Teklifin yasalaşması halinde, Pasaport Kanunu’nda yapılacak değişiklikle TOBB yöneticilerine hususi pasaport verilmesinin önü açılacak. Böylece bu isimlerin özellikle vize prosedürlerinin yoğun olduğu ülkelere seyahatlerinde daha hızlı hareket edebilmesi amaçlanıyor.
Bununla birlikte, düzenlemenin kapsamının kimleri kapsayacağı ve hangi yöneticilik pozisyonlarının bu haktan yararlanacağı gibi detaylar, Meclis komisyon görüşmelerinde netleşecek. Kamuoyunda ise düzenlemenin, benzer statüdeki diğer meslek kuruluşları açısından emsal olup olmayacağı da tartışma konusu olabilir.
“Bürokratik engellere tahammülümüz olmamalı” mesajı
Türker Ateş’in açıklamasında en dikkat çeken vurgu, “küresel rekabet çağında temsil kabiliyetimizi zayıflatacak bürokratik engellere tahammülümüz olmamalıdır” ifadesi oldu. Bu mesaj, teklifin yalnızca pasaport düzenlemesi değil, dış ticaret diplomasisini hızlandırmaya dönük bir hamle olarak sunulduğunu gösterdi.
Önümüzdeki günlerde teklifin Meclis komisyonlarına sevk edilmesi ve siyasi partilerin tutumlarının netleşmesi bekleniyor.