Yeni Birlik Gazetesi Yaşam İftarda tatlı yemek kan şekerini yükseltir mi, metabolizmayı nasıl etkiler, porsiyon ve sıklık nasıl olmalı?

İftarda tatlı yemek kan şekerini yükseltir mi, metabolizmayı nasıl etkiler, porsiyon ve sıklık nasıl olmalı?

Ramazan’da iftarda tatlı tüketimi kan şekerini nasıl etkiliyor? Uzmanlar, metabolizma üzerindeki etkiler ve doğru porsiyon-sıklık dengesi konusunda uyarıyor...

Ramazan ayında gün boyu süren açlığın ardından iftar sofraları zenginleşirken, en çok merak edilen konulardan biri de tatlı tüketimi oluyor. Uzun saatler aç kalan vücut, iftarla birlikte kan şekerini dengelemek için hassas bir sürece giriyor. Bu noktada özellikle şerbetli ve yoğun şeker içeren tatlılar metabolik dengeyi etkileyebiliyor. Uzmanlar, iftarda tatlı yemenin tamamen yasak olmadığını ancak porsiyon ve sıklık kontrolünün büyük önem taşıdığını vurguluyor.

İftarda tatlı yemek kan şekerini yükseltir mi?

Gün boyu aç kalan vücut, iftarla birlikte alınan karbonhidratlarla kan şekerini hızla yükseltiyor. Pankreas bu artışa insülin salgılayarak yanıt veriyor ve kandaki glukozun hücrelere taşınmasını sağlıyor. Ancak iftarın hemen ardından yüksek şekerli tatlı tüketmek, kan şekerinde ani ve keskin dalgalanmalara yol açabiliyor.

Bu hızlı yükseliş ve ardından gelen ani düşüş, halsizlik, çabuk acıkma ve tatlı isteğinin yeniden artması gibi sonuçlar doğurabiliyor. Ayrıca vücut fazla enerjiyi depolama eğilimine girebiliyor. Özellikle hareketsiz bir akşamla birleştiğinde bu durum kilo artışını kolaylaştırabiliyor.

Metabolizmayı nasıl etkiler?

Uzmanlara göre uzun süreli açlık sonrası sindirim sistemi yavaş bir başlangıç yapıyor. Bu süreçte yoğun şeker içeren tatlıların tüketilmesi, metabolik yükü artırabiliyor. Özellikle şerbetli tatlıların yüksek şeker oranı, karaciğerde trigliserid üretimini artırabiliyor.

Fruktozdan zengin besinlerin fazla tüketimi, yağ depolanmasını tetikleyebiliyor. Bunun yanı sıra ani kan şekeri yükselişleri tokluk hormonlarını da etkileyerek dengesiz bir açlık-tokluk döngüsüne yol açabiliyor.

Tatlı tüketiminin yalnızca kalori üzerinden değerlendirilmemesi gerektiği de vurgulanıyor. Ultra işlenmiş tatlılar bağırsak mikrobiyotası üzerinde olumsuz etki oluşturabiliyor ve inflamatuvar yanıtı artırabiliyor. Bu da uzun vadede metabolik sağlığı etkileyebiliyor.

Tatlı tüketiminde porsiyon ve sıklık nasıl olmalı?

Uzmanlar, Ramazan’da tatlının tamamen hayatımızdan çıkarılması gerektiğini söylemiyor. Önemli olanın ölçü ve denge olduğunu belirtiyor.

Sütlü tatlılar haftada 2–3 kez küçük bir kâseyle sınırlandırılabiliyor. Güllaç haftada 1–2 kez orta bir dilim şeklinde tercih edilebiliyor. Meyve ve yoğurt kombinasyonları ise daha sık ve daha dengeli alternatifler arasında yer alıyor.

Şerbetli tatlıların haftada bir kez ve küçük bir dilimle sınırlandırılması öneriliyor. Çikolata ve paketli tatlıların ise rutin hale getirilmemesi gerektiği ifade ediliyor. Alternatif olarak iftar sonrası 1–2 adet hurma ile az miktarda ceviz tüketimi daha dengeli bir seçenek olabiliyor.

Tatlıyı ne zaman tüketmek daha doğru?

İftardan hemen sonra tatlı yemek yerine ana yemekten bir süre sonra ve küçük porsiyonla tüketmek kan şekeri dalgalanmasını azaltabiliyor. Ayrıca tatlıyı protein veya lif içeren besinlerle birlikte tüketmek daha dengeli bir metabolik yanıt oluşturabiliyor.

Yeterli su tüketimi ve hafif bir yürüyüş de kan şekeri kontrolüne destek sağlayabiliyor. Bu şekilde hem Ramazan sofralarının keyfi korunabiliyor hem de metabolik denge desteklenebiliyor.

Sonuç olarak iftarda tatlı yemek kan şekerini yükseltebilir ve metabolizmayı etkileyebilir. Ancak doğru porsiyon, uygun sıklık ve bilinçli tercihlerle bu etki kontrol altına alınabiliyor. Ramazan boyunca ölçülü yaklaşım, hem sağlık hem de kilo dengesi açısından belirleyici oluyor.