Türk Ceza Kanunu’nda kamu düzenini ve bireyin itibarını aynı anda ilgilendiren suçlar arasında yer alan iftira suçu, son dönemde şikâyet süreçleri, sosyal medya paylaşımları ve basın-yayın içerikleri üzerinden yeniden tartışma konusu oluyor. Hukuken kritik eşik ise çok net: Fail, masum olduğunu bildiği bir kişiye “somut ve belirli” bir hukuka aykırı fiil isnat ediyorsa, iftira suçu gündeme geliyor. Üstelik çoğu olayda soruşturmanın gerçekten başlaması ya da idari ceza kesilmesi gerekmiyor; isnadın kamu makamlarını harekete geçirmeye elverişli olması yeterli sayılabiliyor.
İftira suçu nedir (TCK 267)?
İftira suçu (TCK 267), bir kişinin hakkında savcılık soruşturması açılmasını veya idari yaptırım uygulanmasını sağlamak amacıyla, o kişinin işlemediğini bildiği hukuka aykırı bir fiili ona isnat etmesidir. Bu suçta belirsiz, muğlak veya “herkes biliyor” gibi genel ifadeler değil; somut ve belirli fiil isnadı aranır. “Şöyle biri hırsızdır” yerine “X tarihte, Y yerde hırsızlık yaptı” gibi belirgin bir isnat söz konusuysa değerlendirme değişir.
Başkasına ait kimlik bilgilerini kullanma (TCK 268) nedir?
TCK 268, kişinin kendi işlediği suç nedeniyle hakkında yapılacak işlemleri engellemek için başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanmasını iftira hükümleri kapsamında ele alır. Uygulamada bu durum; sahte kimlik ibrazı, başka birinin kimlik bilgileriyle işlem yapılması veya kolluğa yanlış kimlik beyanı gibi yollarla karşımıza çıkabiliyor. Burada amaç, gerçek failin yargılamadan kaçması ya da süreci başka birine yönlendirmesidir.
Şikayet süresi, zamanaşımı, uzlaşma ve görevli mahkeme nasıl işliyor?
İftira suçu şikâyete tabi değildir; savcılık suçu öğrendiği anda re’sen soruşturma başlatabilir. Bu nedenle “şikâyet süresi” klasik anlamda işletilmez. Buna karşın dava zamanaşımı bakımından metinde vurgulanan kritik süre 8 yıl olarak belirtiliyor; bu süre geçtikten sonra soruşturma açılamaz.
Uzlaşma yönünden de önemli bir ayrım var: İftira suçu uzlaşma kapsamında değildir. Yargılamada görevli mahkeme ise genel kural olarak asliye ceza mahkemesidir.
İftira suçu şartları ve unsurları nelerdir?
Hukuka aykırı fiil isnadı ve mağdurun masum olduğunun bilinmesi
İftira suçu şartları içinde “en belirleyici” unsur; failin, mağdurun fiili işlemediğini bildiği hâlde isnatta bulunmasıdır. Fiilin gerçekten hiç işlenmemiş olması şart değildir; işlenmiş olsa bile mağdur tarafından işlenmediği biliniyorsa iftira gündeme gelebilir.
Suçun tamamlanma anı
İftira suçu, metinde de vurgulandığı gibi şekli bir suçtur. Kamu makamlarına bildirim yapılması ve yetkili makamın bunu öğrenmesiyle tamamlanmış kabul edilir; soruşturma açılması, kovuşturma yapılması veya idari ceza verilmesi şart değildir.
Özel kast
Failin amacı, mağdur hakkında soruşturma/kovuşturma ya da idari yaptırım doğurtmaktır. Buna karşılık kişi, somut olgulara dayanarak gerçekten suç işlendiğini düşünüp şikâyet ediyorsa, kast tartışması farklılaşır.
Nitelikli iftira nedir, maddi delil üretmek neyi değiştirir?
Nitelikli iftira, isnatla yetinmeyip iftira konusu fiile ilişkin maddi delil ve eserlerin de fail tarafından üretilmesi hâlini ifade eder. Örneğin bir eşyayı gizlice başkasının aracına koyup sonra hırsızlık isnadıyla şikâyet etmek, yalnızca itham değil delil kurgusu içerdiği için daha ağır değerlendirilir.
İftira suçu cezası nedir?
Metindeki çerçeveye göre basit iftira suçu cezası 1 yıldan 4 yıla kadar hapis olarak düzenlenmiştir. Nitelikli iftira hâlinde ceza yarı oranında artırılır. İftira nedeniyle mağdur hakkında adli/idarî yaptırım uygulanması, gözaltı-tutuklama gibi tedbirler ya da mahkûmiyet gibi sonuçlar doğarsa ceza rejimi daha da ağırlaşabilir. TCK 268 kapsamında başkasının kimlik bilgilerini kullanma hâlinde de ceza belirlenirken aynı mantık işletilir.
Etkin pişmanlık (TCK 269), adli para cezası, HAGB ve erteleme mümkün mü?
Etkin pişmanlık (TCK 269), iftiradan dönülen aşamaya göre indirim oranları öngörür; soruşturma başlamadan önce dönülmesi en yüksek indirimi doğurur, süreç ilerledikçe oran düşer. Ayrıca metinde; adli para cezasına çevirme, HAGB (hükmün açıklanmasının geri bırakılması) ve erteleme gibi kurumların somut koşullara göre gündeme gelebileceği belirtiliyor.
Tazminat davası nasıl açılır, görevli mahkeme hangisi?
İftira mağduru, ceza yargılamasından bağımsız olarak maddi ve manevi tazminat davası açabilir. Gelir kaybı, iş kaybı gibi maddi zararlar ile yaşanan elem ve itibar kaybı gibi manevi zararlar bu kapsamda değerlendirilebilir. Metindeki bilgiye göre görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir.
Yargıtay kararları neye dikkat çekiyor?
Derlenen Yargıtay kararları, iftira suçunda üç noktayı öne çıkarıyor:
İsnadın yetkili makamlara yapılması,
Failin mağdurun masum olduğunu bilmesi ve özel kastla hareket etmesi,
Şikâyet/ihbarın bazı hâllerde anayasal dilekçe hakkı kapsamında değerlendirilebileceği ve bu durumda iftira unsurlarının oluşmayabileceği.
İftira suçu, bir yandan kişiyi korurken diğer yandan adli ve idari mekanizmanın güvenli işleyişini hedef aldığı için, uygulamada küçük bir detayın bile dosyanın yönünü değiştirdiği suç tipleri arasında yer alıyor.