Yeni Birlik Gazetesi Yaşam İhsan Doğramacı hayatı (kimdir), kaç doğumlu, aslen nereli, mesleği ne?

İhsan Doğramacı hayatı (kimdir), kaç doğumlu, aslen nereli, mesleği ne?

İhsan Doğramacı kimdir, Bilkent Üniversitesi’ni nasıl kurdu ve Türkiye’nin ilk vakıf üniversitesi süreci nasıl başladı? YÖK Başkanlığı dönemindeki reformlar, Hacettepe Üniversitesi’nin kuruluşu ve uluslararası başarılarıyla Doğramacı’nın eğitim dünyasına bıraktığı miras yeniden gündemde.

Türkiye’nin ilk vakıf üniversitesi Bilkent Üniversitesi’nin kurucusu Prof. Dr. İhsan Doğramacı, vefat yıl dönümünde eğitim dünyasındaki izleriyle yeniden gündeme geldi. “Hocabey” unvanıyla anılan Doğramacı, yalnızca bir akademisyen değil; aynı zamanda yükseköğretim sistemini yeniden şekillendiren bir reformcu olarak hafızalara kazındı. Erbil’den başlayan hayat yolculuğu, YÖK Başkanlığı görevine ve uluslararası başarılara uzandı. Peki İhsan Doğramacı kimdir ve Türk eğitim sistemine hangi mirası bıraktı?

İhsan Doğramacı Kimdir ve Eğitim Hayatı Nasıl Başladı?

3 Nisan 1915’te Erbil’de dünyaya gelen İhsan Doğramacı, eğitim hayatına Beyrut Amerikan Koleji’nde adım attı. Tıp öğrenimini İstanbul Tıp Fakültesi’nde tamamladıktan sonra çocuk sağlığı alanında uzmanlaştı. Akademik kariyerini uluslararası boyuta taşıyan Doğramacı, Harvard ve Washington üniversitelerinde bilimsel araştırmalar yürüttü.

1955 yılında profesör unvanını alan Doğramacı, Ankara’da Çocuk Sağlığı Enstitüsü’nü kurarak pediatri alanında kurumsal bir dönüşüm başlattı. Türkiye’de modern çocuk sağlığı çalışmalarının öncülerinden biri olarak kabul edilen Doğramacı, sağlık alanındaki akademik birikimini eğitim reformlarıyla birleştirdi.

Bilkent Üniversitesi’ni Nasıl Kurdu ve Türkiye’nin İlk Vakıf Üniversitesi Nasıl Hayata Geçti?

İhsan Doğramacı’nın en büyük projelerinden biri, 1984 yılında kurulan Bilkent Üniversitesi oldu. Eğitim, sağlık ve bilim araştırma vakıfları aracılığıyla hayata geçirilen Bilkent, 20 Ekim 1984’te resmen faaliyete başladı. Bu adım, Türkiye’nin ilk vakıf üniversitesi modelinin başlangıcı olarak kayıtlara geçti.

Doğramacı’nın hedefi yalnızca bir üniversite kurmak değil, dünya standartlarında bir “bilim kenti” oluşturmaktı. İngilizce eğitim veren ve araştırma odaklı yapısıyla dikkat çeken Bilkent Üniversitesi, kısa sürede uluslararası akademik sıralamalarda yer almaya başladı.

Bugün Bilkent’te eğitim dili tamamen İngilizce olarak sürdürülüyor. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı öğrenciler YKS sonuçlarına göre yerleşirken, yabancı öğrenciler SAT ve IB gibi uluslararası sınavlarla kabul ediliyor. Üniversitede öğrencilerin büyük bölümü farklı oranlarda burs imkanlarından yararlanıyor. Bu sistem, Doğramacı’nın liyakat ve başarı temelli eğitim anlayışının bir yansıması olarak değerlendiriliyor.

YÖK Başkanlığı Dönemi ve Yükseköğretim Reformları Nelerdi?

İhsan Doğramacı, 1981–1992 yılları arasında Yükseköğretim Kurulu’nun kurucu başkanı olarak görev yaptı. YÖK Başkanlığı süreci, Türk üniversite sisteminin yeniden yapılandırıldığı kritik bir dönem olarak öne çıktı.

Bu dönemde üniversiteler merkezi bir çatı altında toplandı ve yükseköğretimde standartlaşma hedeflendi. Akademik yapılanma, öğretim elemanı yetiştirme politikaları ve üniversite yönetim sistemleri yeniden düzenlendi. Reformlar zaman zaman tartışma yaratsa da Doğramacı’nın amacı, dağınık yapıyı daha koordineli bir modele dönüştürmekti.

Bilkent Üniversitesi’nden önce 1967’de Hacettepe Üniversitesi’nin kuruluşuna öncülük eden Doğramacı, 1975’e kadar bu kurumun rektörlüğünü yürüttü. Hacettepe modeli, araştırma ağırlıklı üniversite anlayışının Türkiye’deki erken örneklerinden biri olarak gösterildi.

Dünya Sağlık Örgütü, UNICEF ve Uluslararası Başarıları

İhsan Doğramacı’nın etkisi yalnızca Türkiye ile sınırlı kalmadı. Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) anayasasını imzalayan isimler arasında yer aldı. UNICEF bünyesinde üstlendiği görevlerle küresel ölçekte çocuk sağlığı politikalarına katkı sundu.

Kariyeri boyunca Léon Bernard ve Maurice Pate gibi saygın uluslararası ödüllere layık görüldü. Beş farklı vakıf üzerinden eğitim ve sağlık alanında toplumsal projeler geliştiren Doğramacı, kurumsal mirasını sürdürülebilir yapılarla güçlendirdi.

Vefatının Ardından İhsan Doğramacı’nın Eğitim Mirası

25 Şubat 2010 tarihinde Ankara’da hayatını kaybeden Prof. Dr. İhsan Doğramacı, aradan geçen yıllara rağmen Türk yükseköğretim sistemindeki etkisini koruyor. Bilkent Üniversitesi’nin akademik başarısı ve Türkiye’nin ilk vakıf üniversitesi modeli, onun vizyonunun somut göstergeleri arasında yer alıyor.

YÖK Başkanlığı döneminde attığı adımlar, bugün dahi yükseköğretim tartışmalarının merkezinde bulunuyor. Erbil’den başlayan yaşam öyküsü, uluslararası ödüllerle taçlanan bir akademik serüvene dönüştü.

Eğitimde kalite, araştırma kültürü ve küresel entegrasyon hedefi, Doğramacı’nın adının anıldığı her platformda yeniden hatırlanıyor. Türkiye’nin modern üniversite sisteminin şekillenmesinde oynadığı rol, onu yalnızca bir kurucu değil, aynı zamanda bir sistem mimarı olarak konumlandırıyor.