Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, iklim değişikliğinin küresel bir kriz olmaktan çıkıp bireysel yaşamların merkezine yerleştiğini vurgulayarak, son iki ayda bu konuda üretilen içeriklerin 2 milyar etkileşime ulaştığını açıkladı.
Hatay’da düzenlenen "Türkiye’nin COP31’e Giden Yolu: Dirençli Şehirler" başlıklı panelde uluslararası temsilciler ve yabancı basın mensuplarıyla bir araya gelen Bakan Murat Kurum, iklim değişikliğiyle mücadelenin artık bir çevre politikasından ziyade, insan hayatını koruma stratejisi haline geldiğini belirtti.
Şehirlerin gücü afetlere hazırlıkla ölçülüyor
Bakan Kurum, modern dünyada şehirlerin artık sadece nüfus veya ekonomik büyüklükleriyle değil, afetlere karşı gösterdikleri dirençle değerlendirildiğini ifade etti. Hatay’ın 6 Şubat depremlerinin ardından gösterdiği dirayeti örnek gösteren Kurum, "Bugün şehirlerin asıl gücü; afetlere ne kadar hazır olduğu ve insanına ne kadar güvenli bir gelecek sunabildiğiyle ölçülüyor. Hatay, kadim ruhundan aldığı güçle yeniden ayağa kalkarken, biz de burada sadece binaları değil, yeniden inşa edilen hayatları konuşuyoruz" dedi.
İklim değişikliği her coğrafyada farklı bir dille konuşuluyor
Son iki aylık verileri analiz ettiklerini belirten Kurum, dünya genelinde iklim değişikliği hakkında 39 milyon içerik üretildiğini ve bu paylaşımların 196 milyar erişim sağladığını vurguladı. İklim krizinin coğrafi farklılıklarına dikkat çeken Bakan Kurum, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Dünya iklimi tek bir dille konuşmuyor. Kuzey Amerika’da konu toplumsal ve ekonomik etkiler üzerinden tartışılırken, Avrupa’da karbon emisyonları ve fosil yakıtlardan çıkış hedefleri öne çıkıyor. Asya enerji dönüşümüne odaklanırken, Afrika ve Güney Amerika’da gıda ve su krizi temel gündem maddesi. Ancak ortak bir nokta var; insanlar iklim değişikliğini, hayatlarına doğrudan dokunduğu anlarda, yani yangın, sel veya gıda krizi gibi somut tehlikelerle karşılaştıklarında konuşuyor."
Dirençli şehirler geleceğin teminatı
COP31 başkanlığı sürecinde "dirençli şehirler" kavramını merkeze aldıklarını belirten Kurum, iklim değişikliğiyle mücadelenin sadece teknik bir konu olmadığını, insanların evini, işini ve güvenliğini koruma çabası olduğunu ifade etti. Bakan Kurum, "Şehir; enerjisi, suyu, altyapısı ve yeşil alanlarıyla insanına güven verdiği sürece güçlüdür. Bizim COP31 yolculuğumuzdaki temel vizyonumuz da tam olarak budur" diyerek sözlerini noktaladı.