Türkiye’nin en tanınmış tarihçilerinden Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın vefat haberi kamuoyunda büyük üzüntü yarattı. Bir süredir sağlık sorunları nedeniyle tedavi gören Ortaylı’nın hayatını kaybetmesinin ardından geçmişte yaptığı bazı açıklamalar yeniden gündeme geldi. Özellikle bir televizyon programında mezarıyla ilgili dile getirdiği vasiyet sosyal medyada geniş şekilde paylaşıldı. Ortaylı’nın mezar yeriyle ilgili sözleri, sade yaşam tarzını yansıtan bir açıklama olarak yorumlandı.
İlber Ortaylı’nın Vasiyeti Neydi?
Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın vasiyeti, vefat haberinin ardından yeniden gündeme taşındı. Ünlü tarihçi geçmişte katıldığı bir televizyon programında kendisine yöneltilen “Mezarınızla ilgili bir vasiyetiniz var mı?” sorusuna dikkat çeken bir yanıt vermişti.
Ortaylı, mezarının kalabalık ve yoğun bir yerde olmasını istemediğini belirterek şu ifadeleri kullanmıştı:
“Var, mezarım herhalde Gelibolu’da olur. Burada istemiyorum, kalabalık sevmem.”
Bu sözler, tarihçinin daha sakin ve mütevazı bir ortamı tercih ettiğini ortaya koyan bir açıklama olarak yorumlandı. Vefatının ardından bu sözler yeniden paylaşılmaya başlanırken sosyal medya kullanıcıları tarafından geniş şekilde gündeme getirildi.
İlber Ortaylı Mezarı Nerede Olacak?
İlber Ortaylı’nın mezar yeriyle ilgili yaptığı açıklamada Gelibolu vurgusu dikkat çekmişti. Ünlü tarihçi, İstanbul gibi kalabalık şehirlerde gömülmek istemediğini ve daha sakin bir yer tercih ettiğini ifade etmişti.
Gelibolu, Türkiye tarihinin önemli sembollerinden biri olarak biliniyor. Çanakkale Savaşı’nın yaşandığı bölge olması nedeniyle hem tarihsel hem de kültürel açıdan büyük bir anlam taşıyan Gelibolu’nun Ortaylı tarafından tercih edilmesi, birçok kişi tarafından sembolik bir seçim olarak değerlendirildi.
Ancak Ortaylı’nın ailesi veya yetkililer tarafından mezar yerinin kesin olarak neresi olacağına dair henüz resmi bir açıklama yapılmış değil.
İlber Ortaylı Neden Kalabalık İstemediğini Söylemişti?
İlber Ortaylı’nın mezarıyla ilgili yaptığı açıklamada özellikle “kalabalık sevmem” ifadesi dikkat çekmişti. Bu sözler, tarihçinin yaşam tarzıyla da ilişkilendirilen bir tercih olarak yorumlandı.
Akademik hayatı boyunca yoğun ilgi gören Ortaylı, birçok konferans, televizyon programı ve akademik etkinlikte yer almıştı. Buna rağmen kişisel yaşamında daha sakin ve sade bir hayat sürmeyi tercih ettiği biliniyordu.
Bu nedenle mezarıyla ilgili olarak da daha sakin ve kalabalıktan uzak bir yer istemesi, kamuoyunda Ortaylı’nın karakterini yansıtan bir vasiyet olarak değerlendirildi.
İlber Ortaylı Neden Öldü?
Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın bir süredir sağlık sorunları nedeniyle tedavi gördüğü biliniyordu. Ünlü tarihçi İstanbul’da bulunan Koç Üniversitesi Hastanesi’nde yoğun bakım ünitesinde tedavi altındaydı.
Sağlık durumunun ağırlaşmasının ardından 12 Mart tarihinde entübe edildiği öğrenildi. Doktorların tüm müdahalelerine rağmen Ortaylı’nın yaşamını yitirdiği bildirildi.
78 yaşındaki tarihçinin sağlık sorunlarının büyük ölçüde yaşa bağlı organ yıpranmasından kaynaklandığı ifade edildi. Ailesi tarafından yapılan açıklamalarda da sağlık durumunun uzun süredir yakından takip edildiği belirtilmişti.
İlber Ortaylı Kimdir?
Prof. Dr. İlber Ortaylı, 21 Mayıs 1947 tarihinde Avusturya’nın Bregenz kentinde dünyaya geldi. Kırım Tatarı kökenli bir aileye mensup olan Ortaylı, çocukluk yıllarında ailesiyle birlikte Türkiye’ye göç etti.
1970 yılında Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Tarih Bölümü’nden mezun oldu. Akademik kariyerine aynı alanda devam eden Ortaylı, yüksek lisans eğitimini Chicago Üniversitesi’nde tamamladı. “Tanzimat Sonrası Mahallî İdareler” başlıklı çalışmasıyla 1974 yılında doktora derecesini aldı.
Akademik hayatı boyunca dünyanın birçok önemli üniversitesinde dersler verdi. Viyana, Berlin, Paris, Princeton, Moskova, Roma ve Oxford gibi şehirlerde konferanslara katıldı ve akademik çalışmalar yürüttü.
Türkiye’ye döndükten sonra Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde görev yaptı. Daha sonra Galatasaray Üniversitesi ve Bilkent Üniversitesi’nde öğretim üyeliğinde bulundu. 2005 yılında Topkapı Sarayı Müzesi Müdürlüğü görevine getirilen Ortaylı, yaklaşık yedi yıl boyunca bu görevi sürdürdü.
Birçok dile hakim olan Ortaylı, Osmanlı tarihi ve Türkiye tarihi üzerine yaptığı çalışmalarla akademi dünyasında önemli bir yere sahip oldu.