Cemre, halk kültüründe baharın habercisi olarak kabul ediliyor. Orta Asya’dan Arap coğrafyasına, Çin’den Yunanistan’a kadar pek çok kültürde yılın benzer dönemlerinde cemrelerin havayı, suyu ve toprağı ısıttığına inanılıyor. Her yıl şubat ayı sonunda başlayan takvime göre cemrenin önce havaya, ardından suya ve son olarak toprağa düştüğü kabul ediliyor.
Bu inanışa göre cemrelerin düşmesi, kışın etkisini azaltmaya başladığı ve baharın yaklaştığı dönemi simgeliyor. Halk arasında cemrelerin birer hafta arayla düşerek doğayı ısıttığı ifade ediliyor.
2026 cemre düşme tarihleri
2026 yılında ilk cemre 19-20 Şubat tarihlerinde havaya düştü. İlk cemrenin ardından gözler ikinci cemreye çevrildi. Takvime göre ikinci cemre 26-27 Şubat tarihlerinde suya düşecek. Üçüncü ve son cemre ise 5-6 Mart 2026 tarihlerinde toprağa düşerek bahar aylarının başlangıcını simgeleyecek.
Cemrelerin düşüşü, özellikle kırsal kesimlerde mevsimsel geçişin işareti olarak kabul ediliyor. Bu tarihler, halk takviminde önemli bir yer tutuyor.
Tarımsal faaliyetlerde cemrenin yeri
Prof. Dr. Abdulkadir Emeksiz, cemrenin çiftçilerin tarımsal faaliyetlerinde önemli bir yere sahip olduğunu belirtti. Isınmayan toprağa atılan tohumun yeşermeyeceğini ifade eden Emeksiz, çiftçilerin tohum ekimi ya da bağ sürme gibi işlere başlamak için cemrenin düşmesini beklediklerini aktardı.
Cemrenin özellikle üçüncü aşamasının, yani toprağa düşmesinin, üretim takviminde dikkate alındığı kaydedildi. Bu doğrultuda bazı bölgelerde hayvancılık faaliyetlerinin planlamasının da cemre takvimine göre yapıldığı ifade edildi.
Cemreye ilişkin ritüeller
Cemrenin düştüğü tarihlere ilişkin çeşitli ritüellerin geçmişten bugüne aktarıldığı belirtiliyor. Prof. Dr. Abdulkadir Emeksiz’in aktardığına göre, Rize’de cemre düştüğü zaman çocuklara çarık giydirilmediği biliniyor. Ege Bölgesi’nde ise koç ve teke katımı, üçüncü cemrenin düşüşü hesaplanarak gerçekleştiriliyordu. Koyun ve keçilerin doğum zamanının, yavruların aşırı soğuktan etkilenmemesi için üçüncü cemreye denk gelecek şekilde planlandığı ifade ediliyor.
Orta Rodop bölgesindeki Türk köylerinde yaşayan yaşlılar arasında da cemreyle ilgili inanış ve uygulamaların sürdüğü belirtiliyor. Bu bölgede kış ve karın “kendini unutan tembel bir nesne” olduğuna inanıldığı aktarılıyor. Geçmişte ailedeki en yaşlı kadının, cemrenin düştüğü gün ateşteki külleri bir kaba doldurup avludaki karın üzerine daire şeklinde serptiği belirtiliyor. Zamanla karla kaplı yollara kül, kum ve çakıl yerine ot, çöp ve çiçek kırıntıları serpilmesi uygulamasının benimsendiği ifade ediliyor. Bu uygulamayı yapanların, Toprak Ana’ya “Ağaçlar, otlar ve çiçekler sana dönüş için hazır” mesajı verdiği belirtiliyor.