Yeni Birlik Gazetesi Yaşam İnanç turizminin gizli kalmış rotası: Makam Dağı’nda restorasyon ve ulaşım çığlığı

İnanç turizminin gizli kalmış rotası: Makam Dağı’nda restorasyon ve ulaşım çığlığı

Zülkifl Peygamber’in makamına ev sahipliği yapan Makam Dağı, hem inanç turizmi hem de tarihi dokusuyla büyük bir potansiyel barındırıyor. Ancak bölge sakinleri, yıllardır süregelen ulaşım ve altyapı sorunlarının bu eşsiz hazinenin keşfedilmesini engellediğinden dertli.

Diyarbakır’ın Ergani ilçesinde bulunan ve Hz. Zülkifl Peygamber’in makamına ev sahipliği yapan Makam Dağı, hem inanç turizmi hem de tarihi dokusuyla büyük bir potansiyel barındırıyor. Ancak bölge sakinleri, yıllardır süregelen ulaşım ve altyapı sorunlarının bu eşsiz hazinenin keşfedilmesini engellediğinden dertli.

Ergani’nin 1.515 rakımlı zirvesinde yer alan Makam Dağı, sadece manevi bir durak değil, aynı zamanda ilçeyi kuş bakışı gören doğal bir seyir terası konumunda. 2008 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen restorasyon çalışmalarıyla bir nebze olsun çehresi değişen bölge, bugünlerde bakımsızlık ve ulaşım zorlukları nedeniyle kaderine terk edilmiş durumda.

Ulaşım çilesine teleferik çözümü

Bölgedeki işletmecilerden Kadri Ayık, özellikle yaz aylarında artan ziyaretçi trafiğinin mevcut yolları yetersiz kıldığını vurguluyor. Dik ve dar yolların araçlar için ciddi bir risk oluşturduğunu belirten Ayık, "Araçlar sürekli hararet yapıyor ve arızalanıyor. Yıllardır konuşulan teleferik projesi artık bir hayal olmaktan çıkıp hayata geçirilmeli. Bu, hem ulaşım sorununu kökten çözer hem de bölgenin turistik cazibesini artırır" ifadelerini kullanıyor.

Su sorunu ve sarnıç vurgusu

Makam Dağı’nın bir diğer kronik sorunu ise su eksikliği. İşletmelerin ihtiyaçlarını tankerlerle karşılamaya çalıştığını belirten yerel halk, dağın doğal yapısında bulunan tarihi sarnıçların restore edilerek aktif hale getirilmesini talep ediyor. Yerel yönetimden destek bekleyen vatandaşlar, su sorununun çözülmesi halinde bölgenin bir "gül bahçesine" dönüşebileceğine inanıyor.

Kayıp şehir ve manastır gizemi

Makam Dağı’nın altındaki tarihi derinlik, bölgeyi sadece inanç turizmi için değil, arkeolojik açıdan da önemli kılıyor. Meryem Ana Manastırı’nın yıkıntıları arasında saklı kalan "kayıp şehir" efsanesi, bölgenin turizm potansiyelini katlıyor. Kadri Ayık, dağın altında 160 odalı bir yerleşim yeri olduğu iddialarına dikkat çekerek, "Vatikan kayıtlarında dahi geçtiği söylenen bu tarihi yapıların gün yüzüne çıkarılması, sadece Ergani’ye değil, tüm bölge ekonomisine büyük bir ivme kazandıracaktır" diye konuştu.

Şifa arayanların uğrak noktası

Hz. Zülkifl Peygamber’in makamı olmasının yanı sıra, Makam Dağı halk arasında şifa arayanların da sığınağı durumunda. Kanser ve sinir hastalıklarından çocuk sahibi olmaya kadar pek çok farklı niyetle bölgeye gelen ziyaretçiler, inançları gereği bu kutsal alanı üç kez ziyaret etmeyi bir gelenek haline getirmiş durumda. Vatandaşlar, tüm bu değerlerin korunması ve bölgenin turizme kazandırılması için yetkililerden acil bir yatırım planı bekliyor.