Van Gölü’nün simgesi İnci Kefali’nin üreme göçü için başlattığı kutsal yolculuk öncesinde, belediye ekipleri ve gönüllüler seferberlik ilan ederek geçiş güzergahlarını atıklardan arındırıyor.
Dünyada sadece Van Gölü havzasında yaşam süren ve her yıl akıntıya karşı verdiği destansı mücadeleyle hayranlık uyandıran İnci Kefali, bir kez daha üreme dönemine girdi. Milyonlarca balığın gölün sodalı sularından tatlı sulara geçişini kolaylaştırmak amacıyla, bölgedeki dere yataklarında kapsamlı bir temizlik operasyonu yürütülüyor. 15 Nisan’da start alan ve 15 Temmuz’a kadar devam edecek olan bu kritik süreçte, balıkların önündeki plastik atıklar ve doğal engeller titizlikle temizleniyor.
Göç Yolları Güvence Altında
Özellikle balıkların yoğun olarak kullandığı Akköprü Deresi gibi kritik noktalarda yoğunlaşan ekipler, su akışını engelleyen çamur ve çöpleri temizleyerek balıkların oksijen seviyesi yüksek sulara güvenle ulaşmasını sağlıyor. Bu dönemde kaçak avcılığın önüne geçmek için jandarma ve ilgili birimler de bölgede denetimlerini sıkılaştırarak koruma kalkanını güçlendiriyor.
Can Damarlarını Korumak Zorundayız
Van Gölü’nün kapalı bir ekosisteme sahip olduğunu vurgulayan Van YYÜ Su Ürünleri Fakültesi’nden Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Akkuş, göle dökülen 111 derenin hayati önemine dikkat çekti. Akkuş, "Van Gölü dışarıya su akışı olmayan kapalı bir havza. Dolayısıyla göle karışan her bir plastik atık, her bir çöp orada hapsoluyor. Akarsular, gölün biyoçeşitliliğini besleyen can damarlarıdır. Bu damarların kirlilikle tıkanmasına izin vermemeliyiz" ifadelerini kullandı.
Belediye ekiplerinin ızgaralarda biriken şırıngadan pet şişeye kadar uzanan atık yığınlarını temizlemesinin sevindirici olduğunu belirten Akkuş, gölün geleceği için bu hassasiyetin sürekli hale getirilmesi gerektiğinin altını çizdi. Uzmanlar, doğanın bu eşsiz döngüsünü korumak adına vatandaşları da çevre temizliği konusunda daha duyarlı olmaya davet ediyor.