Yüksek Fizik Mühendisi ve mutasavvıf yazar Dr. Abdulcabbar Boran, insanlığın karşılaştığı manevi ve toplumsal sorunların çözümünün Kur’an-ı Kerim’in rehberliğinde yatığını savunarak, bu kutsal metnin hayatın merkezine alınması gerektiğini ifade etti.
Dr. Boran, Gönül Dostları programında Üsküdar Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Kerim Güç ile bir araya gelerek Kur’an-ı Kerim’in insan yaşamındaki yerini ve önemini değerlendirdi. Boran, Hz. Muhammed’in (Sallallahü teala aleyhi ve sellem) zamanında cahiliye toplumunu hızla asr-ı saadet toplumuna dönüştürdüğüne dikkat çekti. Günümüzde de aynı Kur’an’ın bir rehber olarak insanların elinde olduğunu ancak bu metnin sağladığı hidayet yolunun yeterince yaşanmadığını açıkladı.
Hz. Muhammed’in örnek şahsiyeti
Boran, Allah'ın emir ve yasaklarının insan mutluğuna hizmet etmek için gönderildiğini ifade ederken, Kur’an’ın hak ile batıl arasında bir ölçü olduğunu vurguladı. Günümüzde dini hayatta en büyük eksikliklerden birinin samimi tövbe olduğunu söyleyen Boran, dua, zikr ve Kur’an’ın hayatın merkezine alınması ile bireysel ve toplumsal huzurun yeniden sağlanabileceğine inandığını belirtti. Bu bağlamda, ikinci bir asr-ı saadetin mümkün olabileceğini dile getirdi.
Manevi gelişimde tasavvufun yeri
Program boyunca ayrıca Hz. Muhammed’in (Sallallahü teala aleyhi ve sellem) örnek kişiliği, hidayet, dua, tövbe, zikir ve tasavvufun insanın manevi gelişimindeki önemi üzerinde duruldu. Katılımcılar, bu öğretilerin bireylerin ruhsal huzuruna katkı sağladığını kaydetti.

DR. ABDULCABBAR BORAN, GÖNÜL DOSTLARI PROGRAMINDA İNSANLIĞIN YAŞADIĞI MANEVİ VE TOPLUMSAL SORUNLARIN ÇÖZÜMÜNÜN KUR’ÂN-I KERİM’İN REHBERLİĞİNDE OLDUĞUNU BELİRTEREK, KUR’ÂN’IN HAYATIN MERKEZİNE ALINMASI GEREKTİĞİNİ SÖYLEDİ.