4-10 Mayıs tarihleri arasında kutlanan İş Sağlığı ve Güvenliği Haftası kapsamında açıklamalarda bulunan Antalya Belek Üniversitesi İnşaat Teknolojisi Programı Öğretim Görevlisi Hasan Özcan, çalışma hayatının en kritik konularından birine dikkat çekti.
İş sağlığı ve güvenliği bilincinin eğitim yoluyla kazandırılmasının önemine değinen Özcan, güvenli çalışma ortamlarının hem çalışan motivasyonunu hem de işletmelerin ekonomik sürdürülebilirliğini doğrudan etkilediğini belirtti.
1987 yılından bu yana düzenlenen bu özel haftanın sadece sembolik bir anma olmadığını ifade eden Özcan, Türkiye'de her yıl binlerce çalışanın iş kazasına maruz kaldığını hatırlattı.
Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) verilerine paralel olarak, Türkiye'deki iş kazalarının yüzde 98'inin, meslek hastalıklarının ise yüzde 99'unun gerekli tedbirlerle önlenebilir nitelikte olduğu gerçeği, sistemin önemini bir kez daha ortaya koyuyor.
6331 sayılı kanun ve güvenlik kültürü
2015 yılında tam anlamıyla yürürlüğe giren 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, "Önlemek, ödemekten daha ucuzdur" yaklaşımı üzerine inşa edilmiştir. Bu yasal düzenleme, sadece cezai yaptırımları değil, çalışma ortamındaki risklerin henüz oluşmadan tespit edilmesini amaçlar. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) verilerine göre, Türkiye'de her yıl yaklaşık 500 binden fazla iş kazası yaşanmakta ve bu kazaların ciddi bir kısmı inşaat ve imalat sektörlerinde yoğunlaşmaktadır. Bu istatistikler, yasal mevzuatın sahadaki uygulama ve denetimlerle desteklenmesinin hayati olduğunu göstermektedir.
Eğitimin güvenlik kültüründeki rolüne vurgu yapan Özcan, gençlerin çalışma hayatına atılmadan önce mesleki eğitim süreçlerinde bu bilinci kazanması gerektiğini belirtti. Lisans ve ön lisans düzeyindeki iş sağlığı ve güvenliği derslerinin, geleceğin profesyonellerinin tehlikeleri önceden sezme ve risk yönetimi yapma yetkinliklerini artıracağı ifade edildi.
İş sağlığı ve güvenliğinde uzmanlığın önemi
İş güvenliği uzmanlarının görev sınıflandırması ve sorumluluklarına da değinen Hasan Özcan, uzmanların sahadaki rehberlik pozisyonunun kaza oranlarını düşürmede temel taş olduğunu aktardı. "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın" felsefesiyle hareket edilmesi gerektiğini hatırlatan Özcan, iş sağlığı ve güvenliğinin yalnızca bireysel bir sorumluluk değil, toplumsal bir yapısal mesele olduğunun altını çizdi.