Yeni Birlik Gazetesi Yaşam İstanbul'da 72 milyon liralık altın dolandırıcılığı: Beni hipnotize etti

İstanbul'da 72 milyon liralık altın dolandırıcılığı: Beni hipnotize etti

İstanbul'da kendisini polis ve savcı olarak tanıtan kişilere 1758 adet cumhuriyet altınını kaptıran 83 yaşındaki emekli uzman Dinçer Kazancı, yaşadığı dehşeti anlattı.

İstanbul'da akıllara durgunluk veren bir telefon dolandırıcılığı vakası yaşandı. Kendilerini polis ve savcı olarak tanıtan suç şebekesine, piyasa değeri yaklaşık 72 milyon lira olan 1758 adet cumhuriyet altınını elden teslim ederek dolandırılan 83 yaşındaki emekli Dinçer Kazancı, yaşadıklarını kamuoyuyla paylaştı.

 İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alınan şüphelilerin teşhisi için Asayiş Şube Müdürlüğü Dolandırıcılık Büro Amirliği'ne gelen Kazancı, çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Vatan sevgimi kullanarak beni kendilerine mahkûm ettiler

Para ve sermaye piyasaları uzmanı olduğunu, eşiyle birlikte 35 yıl boyunca alın teri dökerek biriktirdikleri kazançları altına çevirip kasada kilitlediklerini belirten Kazancı, her yıl benzer şekilde 10-15 dolandırıcı tarafından arandığını ve bunları her seferinde reddettiğini ifade etti. 

Ancak bu son aramada suç şebekesinin kendisini çok hassas bir noktadan yakaladığını dile getiren emekli uzman, "Fakat bu son aramada 'Kara para aklama için sizin hesaplarınızı kullananlar var. Onun için yardımlarınızı rica ediyoruz.' deyince kafam döndü. Vatanımı çok severim, ona kötülük olmasını istemem. Onun üzerine beni bir nevi kendine mahkum etti ve onu dinlemeye başladım. Bana 50'ye yakın telefon etmek suretiyle beni hipnoze etti ve paralarımı aldı" şeklinde konuştu.

Altın dolu çantayı Etiler'de maskeli şüpheliye teslim etti

Telefondaki dolandırıcının yönlendirmeleriyle adeta hipnotize olduğunu ve iradesinin kırıldığını söyleyen Kazancı, altın dolu çantasını alarak belirtilen adrese gittiğini aktardı. Teslimat anını anlatan Kazancı, "Beni arayan kişi paraları Etiler'deki metronun arkasındaki bankın yanına getirmesini ve oraya göndereceği kişiye teslim etmesini istedi. Çantayı aldım, gittim oraya oturdum. Sonra kapüşonlu maskeli genç bir çocuk geldi. Telefon etti, 'Ağabey geldim ben paraları alayım mı?' dedi. O da 'Al' dedi. Göğsünün üzerinde boş torba vardı onu açtı. Ben de benim çantayı onun içine koydum, çekti gitti" dedi. 

Yaklaşık 3 ay önce yaşanan olayın ardından emniyet güçlerinin çok fedakar ve başarılı bir çalışma yürüttüğünü belirten Kazancı, faillerin yakalanmasından ötürü polise teşekkür etti.

Telefon dolandırıcılığı suçlarında yasal yaptırımlar ve adli süreç

İstanbul ve Şanlıurfa'da düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda, belirlenen 7 şüpheliden Mehmet U, Hasan T, İsmail A, Fethi K, Selahattin A, Hakan U. ve Ahmet K. isimli zanlılardan 5'i yakalanarak gözaltına alınırken, firari 2 şüpheliyi yakalama çalışmaları ise devam ediyor.

Türkiye'de kendisini kamu görevlisi (polis, asker, savcı) olarak tanıtarak gerçekleştirilen nitelikli dolandırıcılık eylemleri, adli makamlarca çok sert yasal yaptırımlara tabi tutulmaktadır. Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 158. maddesinin 1. fıkrasının (L) bendi uyarınca; dolandırıcılık suçunun, kişinin kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle işlenmesi, suçun "nitelikli" halini oluşturuyor.

 Bu kapsamda yargılanan sanıklar hakkında, işlenen her bir eylem için 4 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılmaktadır. Ayrıca yasa gereği, bu nitelikli suç tipinde hükmedilecek adli para cezasının miktarı, suçtan elde edilen menfaatin (bu vakada 72 milyon liranın) iki katından az olamamaktadır. Soruşturma makamları, özellikle yaşlı vatandaşların duygusal ve milli hassasiyetlerini sömüren bu tür organize şebekelerin mal varlıklarına da tedbir koyarak mağduriyetleri gidermeyi amaçlıyor.