Marmara Bölgesi’nde sonbahar ve kış aylarında beklenen yağışların gelmemesi, İstanbul baraj doluluk oranı üzerinden yeni bir tartışmayı gündeme taşıdı. NKÜ Çorlu Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Lokman Hakan Tecer’in paylaştığı veriler, 2025 Marmara yağış oranı açısından son 64 yılın en düşük seviyelerine işaret ediyor. Uzmanlara göre mevcut tablo, yaz aylarında su sıkıntısı ve kuraklık riskini ciddi biçimde artırıyor.
İstanbul baraj doluluk oranı yüzde 44 seviyesinde
Prof. Dr. Lokman Hakan Tecer’in açıklamasına göre, bugün itibarıyla İstanbul’u besleyen barajlardaki doluluk oranı yüzde 44 civarında seyrediyor. Bu oran, geçen yılın aynı dönemine kıyasla dikkat çekici bir düşüşe işaret ediyor.
2025’in Şubat ayında baraj doluluk oranının yüzde 74,5 olduğunu hatırlatan Tecer, aradaki farkın alarm verici boyutta olduğunu vurguladı. Ocak ayında yüzde 28 seviyelerinde olan doluluk oranı, şubat ayındaki yağışlarla yüzde 44’e yükselse de yaz ayları için yeterli görülmüyor.
Uzmanlara göre, yaz döneminin sorunsuz atlatılabilmesi için nisan ayı sonunda barajlardaki doluluk oranının en az yüzde 70 seviyelerine çıkması gerekiyor. Aksi durumda İstanbul başta olmak üzere Marmara genelinde yaz aylarında su sıkıntısı ihtimali güçleniyor.
2025 Marmara yağış oranı son 64 yılın en düşük seviyesinde
Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine dayandırılan değerlendirmelerde, 2025 Marmara yağış oranı uzun yıllar ortalamasının oldukça altında kaldı. Türkiye genelinde yağışlar, uzun dönem ortalamalarına göre yüzde 27,6 daha düşük gerçekleşti.
Marmara Bölgesi özelinde ise tablo daha çarpıcı. Uzun yıllar ortalaması 670 milimetre olan bölge, 2025 yılında yaklaşık 454 milimetre yağış aldı. Bu da Marmara’nın yüzde 31,7 oranında daha az yağış aldığı anlamına geliyor.
Bu seviyenin son 64 yılın en düşük yağış ortalamalarından biri olduğuna dikkat çeken Tecer, ocak ve şubat aylarında görülen yağışların da önceki kurak dönemi telafi edemediğini belirtti. Bölgedeki yağış açığı, barajların beklenen seviyede dolmamasının temel nedenlerinden biri olarak gösteriliyor.
Yaz aylarında su sıkıntısı ve kuraklık riski büyüyor
Uzmanlara göre mevcut doluluk oranları, yaz aylarında su sıkıntısı ve kuraklık riskini gündeme taşıyor. Yaz döneminde su tüketiminin artması ve buharlaşma oranlarının yükselmesi, mevcut rezervlerin daha hızlı tükenmesine yol açıyor.
Geçen yıl yüksek sıcaklıklar nedeniyle buharlaşma kaybının yüzde 25’lere kadar çıktığına dikkat çekiliyor. Normal şartlarda dahi yüzde 20 civarında olan buharlaşma, barajlardaki suyun önemli bir bölümünün kaybolmasına neden oluyor. Bu durum, yağışların etkisini daha da sınırlı hale getiriyor.
Mart ve nisan aylarında mevsim normallerinin üzerinde bir yağış gerçekleşmemesi halinde, özellikle İstanbul’da yaz aylarının susuzluk tehdidi altında geçebileceği belirtiliyor. Uzmanlar, mevcut verilerin iyimser bir tablo sunmadığını ifade ediyor.
Kar yağışı barajlar için neden kritik?
Prof. Dr. Tecer, barajları ve yer altı sularını besleyen en önemli yağış türünün kar olduğunu vurguluyor. Kar yağışı, yavaş erime süreci sayesinde toprağa daha fazla sızarak hem yer altı su kaynaklarını hem de baraj rezervlerini destekliyor.
Son yıllarda görülen ani ve şiddetli yağışlar ise farklı bir tablo ortaya koyuyor. Kısa sürede yoğun şekilde yağan yağmur, büyük ölçüde yüzeysel akışa geçerek dereler ve akarsular aracılığıyla denize ulaşıyor. Bu durum, suyun toprak tarafından emilmesini ve barajlarda tutulmasını zorlaştırıyor.
İstanbul ve Trakya’da yeterli kar yağışı görülmemesi, 2025 Marmara yağış oranı düşük seyrederken baraj doluluk oranının da beklenen düzeye çıkmamasına neden oldu. Uzmanlara göre bu eksiklik, yaz aylarındaki kuraklık ihtimalini daha da artırıyor.
Yağmur hasadı ve tasarruf çağrısı
Büyükşehirlerde özellikle site ve toplu konut alanlarında kullanılan sulama ve gri su sistemlerinde yağmur hasadı uygulamalarının yaygınlaştırılması gerektiği belirtiliyor. Mevzuatta yapılan düzenlemelerin sahaya yansımasının önemine dikkat çekiliyor.
Yağan yağmurun sele dönüşerek kaybolmaması için yerel yönetimlerin altyapı planlamasında suyu depolamaya ve yeniden kullanıma yönelik projelere ağırlık vermesi gerektiği ifade ediliyor.
Uzmanlar, bireysel su tasarrufunun da artık bir tercih değil, zorunluluk haline geldiğini vurguluyor. Musluk başında alınacak küçük önlemlerden, bahçe sulama alışkanlıklarına kadar birçok başlıkta değişim gerektiği belirtiliyor.
İstanbul baraj doluluk oranı ve 2025 Marmara yağış oranı verileri, yaz aylarında su sıkıntısı ve kuraklık riskinin hafife alınamayacağını ortaya koyuyor. Gözler şimdi mart ve nisan aylarında beklenen yağışlara çevrilmiş durumda.