Turgut ve Dilek Karasu, 8 yaşındaki kızları Ela'nın tip 1 diyabet hastalığına yakalanmasının ardından İstanbul’daki hayatlarını terk edip köyde yeni bir yaşam kurdu. Aile, sağlık açısından daha doğal bir ortam sunmak amacıyla Kastamonu’nun İhsangazi ilçesinde yerleşik hayata geçti.
Köy hayatına yeni bir başlangıç
30 yıllık İstanbullu olan Karasu çifti, İstanbul’un stresli yaşamından uzaklaşarak, Kanlıgöl köyünde kendi iş yerlerini kurmaya karar verdi. İzin günlerinde sık sık geldikleri köyde bir arsa satın alan aile, yaklaşık bir yıl önce buraya taşındı. Emiş hayvanlar, tavuklar ve bahçede organik ürünler yetiştiren çift, kendi ihtiyaçlarını karşılamak için çalışmaya başladı.
Doğal yaşamın avantajları
Turgut Karasu, kızlarının diyabet tanısı almasından sonra, daha temiz bir ortamda yaşamalarının önemini anladıklarını ifade ediyor. "Burada kendi sütümüzü yapıyoruz, tavuklarımız var. Kızımız bahçede yardım ediyor, hayvanlarla ilgileniyor. Bu yaşam stresi azaltıyor" diyen Karasu, köy hayatının özellikle sağlık için büyük avantajlar sunduğuna dikkat çekiyor.
Dilek Karasu ise köyde yeni bir yaşam kurmaktan son derece mutlu. Kızlarının daha doğal beslenmesine katkı sağlamanın yanı sıra, köydeki samimi ortamın çiftin hayatını olumlu yönde etkilediğini vurguluyor. "Kızımın burada daha mutlu olduğunu görmek, en büyük ödülümüz" diyor.
Ela Karasu, İstanbul'da mutlu olduğunu belirtse de köydeki arkadaşlarının onun sağlık durumuna daha çok duyarlı olduğunu söylüyor. "Köyde daha doğal bir hayat var. İçinde ne olduğunu bildiğim yiyecekleri daha çok seviyorum" ifadelerini kullanıyor. Aile, İstanbul'daki yaşamlarını geride bırakmanın getirdiği değişimleri sevgiyle kucaklayarak, daha sağlıklı ve doğal bir yaşam sürmenin mutluluğunu yaşıyor.

Kızları için İstanbul'u bırakıp köye yerleştiler, bambaşka bir hayat yaşamaya başladılar