İstanbul, 12 Ekim 2026 sabahına şehrin üzerini kaplayan yoğun bir pus tabakasıyla uyandı. Sabah saatlerinde kentin farklı noktalarından dron ile kaydedilen görüntüler, megakentin alışılagelmiş görkemli siluetinin nasıl kaybolduğunu gözler önüne serdi. Tarihi Yarımada'nın eşsiz dokusu ve göğe yükselen modern plazalar gri bir sis bulutunun ardında adeta görünmez hale gelirken, Marmara Denizi ve İstanbul Boğazı'ndaki deniz trafiği de daralan görüş mesafesinden olumsuz etkilendi.
Kağıthane ve Esenler "hassas" kategoride
Gözle görülen bu puslu tabakanın ardındaki tehlike, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) hava kalitesi izleme istasyonlarının verileriyle de netlik kazandı. Sabah 07.00 itibarıyla güncellenen verilere göre, İstanbul'da solunan havanın kalitesi ilçeden ilçeye büyük farklılıklar gösteriyor.

Ölçümlere göre hava kirliliğinin en yoğun hissedildiği bölgeler Kağıthane ve Esenler oldu. Kağıthane istasyonunda hava kalitesi indeksi 119, Esenler'de ise 101 olarak kaydedilerek bu bölgeler "hassas" kategoriye yerleşti. Yenibosna (100), Sancaktepe (93), D-100 güzergahı (91), Selimiye (89), Aksaray (82), Tuzla (75), Bağcılar (67) ve Avcılar (64) gibi kentin yoğun nüfuslu diğer bölgelerinde ise hava kalitesi "orta" seviyede ölçüldü. Megakentin nefes aldığı noktalar ise Büyükada (49), Arnavutköy (48), Beşiktaş (46) ve Beylikdüzü (42) oldu; bu ilçelerde hava kalitesi "iyi" olarak raporlandı.
Görünmez tehlike: Partikül ve egzoz gazları
İstasyonlarda anlık olarak partikül madde (PM10), kükürt dioksit (SO2), azot dioksit (NO2), karbonmonoksit (CO) ve ozon (O3) seviyeleri takip ediliyor. Özellikle PM10 ve motorlu taşıt egzozlarından kaynaklanan NO2 değerlerinin bazı bölgelerde kritik sınırları zorlaması dikkat çekiyor. Rüzgar hızı, yönü ve nem gibi meteorolojik faktörlerle birleşen bu kirleticiler, kentin bazı noktalarında kirliliğin hapsolmasına ve tabakalaşmasına zemin hazırlıyor.

Risk grubundaki vatandaşlara kritik uyarı
Hava kalitesinin hassas ve orta seviyelerde seyrettiği bölgeler, özellikle toplumun kırılgan kesimleri için ciddi riskler barındırıyor. Uzmanlar; çocuklar, ileri yaştaki bireyler ve astım, KOAH gibi kronik solunum yolu rahatsızlığı bulunan vatandaşların bu dönemde çok daha tedbirli olması gerektiğinin altını çiziyor. Hava kirliliğine karşı duyarlı olan kişilerin, güncel ölçümleri anlık olarak takip etmeleri, zorunlu olmadıkça kirli havanın yoğun olduğu saatlerde dışarı çıkmamaları ve açık havada ağır fiziksel aktivitelerden kaçınmaları büyük önem taşıyor.