DSİ yetkilileri, Kars’ın ekolojik geleceğini korumak adına inşa edilen devasa atıksu tesisindeki çalışmaları yerinde inceleyerek projenin hızlandırılması için talimat verdi.
Kars’ın çevresel altyapısını modernize etmek ve su kaynaklarını koruma altına almak amacıyla başlatılan Kars Atıksu Toplama ve Arıtma Tesisleri projesinde kritik bir aşamaya gelindi. Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdür Yardımcısı Faruk Fıratoğlu önderliğindeki üst düzey heyet, inşaat sahasına giderek yürütülen çalışmaları mercek altına aldı.
Sahada detaylı inceleme
Projenin mevcut durumunu, imalat standartlarını ve iş takvimini yakından takip eden teknik ekip, çalışmaların belirlenen hedefler doğrultusunda ilerlemesi için gereken koordinasyonun altını çizdi. Bölge müdürlüğü yetkilileri ve yüklenici firma temsilcilerinin de katıldığı denetimlerde, sahadaki uygulamaların kalitesi ve projenin en kısa sürede tamamlanması için atılacak adımlar masaya yatırıldı.
17,5 kilometrelik dev hat
Projenin en dikkat çeken yönlerinden birini, şehrin dört bir yanından gelen evsel atık suları tek bir noktada toplayacak olan devasa altyapı ağı oluşturuyor. Toplam 17 bin 500 metre uzunluğundaki kollektör hatları, bugüne kadar kontrolsüz şekilde doğaya karışan atık suları güvenli bir şekilde arıtma tesisine taşıyacak. Böylece çevre kirliliğinin önüne geçilmesi hedefleniyor.
İleri biyolojik arıtma ile tertemiz su
Modern teknolojilerle donatılan tesiste, toplanan atık sular ileri biyolojik arıtma süreçlerinden geçirilerek kirlilikten tamamen arındırılacak. Çevre mevzuatına uygun şekilde temizlenen su, son aşamada Kars Çayı’na deşarj edilecek. Bu sistem sayesinde bölgedeki su ekosisteminin korunması ve halk sağlığının güvence altına alınması amaçlanıyor.
Sürdürülebilir şehircilik için kritik adım
Tamamlandığında Kars’ın çevre yönetimi vizyonuna büyük katkı sunacak olan bu tesis, sadece bir altyapı yatırımı değil, aynı zamanda şehrin sürdürülebilir geleceği için atılmış stratejik bir adım olarak görülüyor. Projenin hayata geçmesiyle birlikte Kars merkezde çevre kirliliğinin minimize edilmesi ve doğal kaynakların gelecek nesillere daha temiz aktarılması planlanıyor.