Gümüşhane’de bir araya gelen doğa tutkunları, karlı zirvelerden çiçekli vadilere uzanan zorlu bir rotada unutulmaz bir gün yaşadı. Torul’un el değmemiş coğrafyasında gerçekleşen yürüyüş, katılımcılara hem fiziksel bir meydan okuma hem de ruhsal bir yenilenme fırsatı sundu.
Gümüşhane Dağcılık, Doğa Sporları, Gençlik ve Spor Kulübü Derneği (GÜDAK) üyeleri, hafta sonunu Torul ilçesinin gizli kalmış güzelliklerini keşfederek değerlendirdi. 24 sporcunun katılımıyla Yücebelen köyünden başlayan macera, bölgenin tarihi dokusunu ve eşsiz doğasını gözler önüne serdi.
Zıtlıkların uyumu: Kar ve çiçekler bir arada
Yürüyüşün en dikkat çekici yanı, mevsim geçişinin doğaya yansıttığı renk cümbüşü oldu. Sporcular, yer yer kışın son kalıntıları olan kar kütlelerinin üzerinden geçerek ilerlerken, hemen yanı başlarında açan rengarenk sümbül ve menekşelerle karşılaştı. Livade Yaylası’nın büyüleyici manzarası eşliğinde devam eden rota, Çayırlar Yaylası ve Mezere bölgesi üzerinden geçerek Küskürme mahallesinde son buldu.
Doğanın iyileştirici gücünü keşfettiler
Yürüyüşe katılan akademisyenler, modern hayatın getirdiği yüzeysellikten uzaklaşmanın ve doğayla bütünleşmenin önemine vurgu yaptı. Akademisyen Aleyna Gün, uzun süredir hissettiği içsel boşluğu bu yürüyüşler sayesinde aştığını belirterek, doğanın insana yeniden hissetmeyi öğrettiğini ifade etti. Bir diğer katılımcı Fatma Cebeci Aydın ise, elektriğin dahi olmadığı, doğallığını koruyan yaylalarda yağmura rağmen baharın tadını çıkarmanın paha biçilemez olduğunu dile getirdi.
Torul Barajı’ndan görkemli final
12 kilometrelik parkurun finali ise bölgeye ayrı bir hava katan Torul Barajı ile yapıldı. Yıllar sonra ilk kez dolu savaktan su tahliye eden barajın yarattığı görkemli manzara, yorgun sporcular için günün en büyük ödülü oldu. Niğde’den sadece bu yürüyüş için Gümüşhane’ye gelen Esin İnce, bölgenin yeşil tonları ve tarihi yayla evlerinin kendisini büyülediğini belirterek, keşfettiği yeni çiçek türlerinin heyecanını paylaştı.