Yeni Birlik Gazetesi Yaşam Konya’da suyun bereketi çiftçinin yüzünü güldürdü: Kuyulara 4 ay geç inildi

Konya’da suyun bereketi çiftçinin yüzünü güldürdü: Kuyulara 4 ay geç inildi

Türkiye’nin tarımsal üretim merkezi Konya’da, 2026 yılı ilk beş ayında kaydedilen yağış miktarı, bir önceki yılın aynı dönemini ikiye katladı. Bu durum, sadece barajları doldurmakla kalmadı, aynı zamanda kuruma noktasına gelen göllerin yeniden hayat bulmasını sağladı.

Bölge genelinde etkili olan yoğun yağışlar, tarımın başkentinde yer altı su kaynakları üzerindeki baskıyı hafifletirken barajlardaki doluluk oranlarını kritik seviyelerden yukarı taşıdı.

Türkiye’nin tarımsal üretim merkezi Konya’da, 2026 yılı ilk beş ayında kaydedilen yağış miktarı, bir önceki yılın aynı dönemini ikiye katladı. Bu durum, sadece barajları doldurmakla kalmadı, aynı zamanda kuruma noktasına gelen göllerin yeniden hayat bulmasını sağladı. Jeoloji Mühendisleri Odası Konya Şube Başkanı Şükrü Arslan, bu yılki yağış rejiminin tarımsal sulama alışkanlıklarını da değiştirdiğini vurguladı.

Geçen yıl şubat ayında elektrikli pompalarla yer altı suyuna yüklenen çiftçilerin, bu yıl haziran ayına kadar kuyularını çalıştırma ihtiyacı duymadığını belirten Arslan, "Bu dört aylık gecikme, yer altı su rezervlerimizin korunması adına büyük bir kazanım oldu" değerlendirmesinde bulundu.

Barajlarda yüz güldüren tablo

Yağışların etkisiyle Apa ve Bağbaşı gibi kentin kritik içme suyu kaynaklarında doluluk oranları yüzde 60 seviyelerine kadar yükseldi. Geçtiğimiz yıl yüzde 3 gibi kritik eşiklere gerileyen barajlardaki bu hızlı toparlanma, bölge halkı için büyük bir moral kaynağı oldu. Beyşehir Gölü başta olmak üzere, Akşehir, Eber ve Çavuşçu gölleri de uzun süredir bekledikleri "can suyuna" kavuşarak yeniden su tutmaya başladı.

Rehavete kapılmamak gerekiyor

Ancak uzmanlar, bu tablonun kalıcı bir çözüm olarak görülmemesi gerektiği konusunda uyarıyor. Şükrü Arslan, mevcut yağışların yüzey sularını beslediğini ancak 200-300 metre derinlikteki yer altı akiferlerine ulaşmasının kısa vadede mümkün olmadığını hatırlattı.

Kuraklık döngüsünün ardından gelen ani yağışların bir aldatmaca olabileceğine dikkat çeken Arslan, şu ifadeleri kullandı: "Yağışlar bizi rehavete sokmamalı. 2027 ve 2028 yıllarında tekrar kurak bir döneme girme ihtimalini her zaman göz önünde bulundurmalıyız. Su kaynaklarımızı gelecek nesillere aktarabilmek için tasarruflu ve kontrollü kullanım bilincini korumak zorundayız."