Yeni Birlik Gazetesi Yaşam Kumar bağımlılığı tedavi edilebilir mi?

Kumar bağımlılığı tedavi edilebilir mi?

Bireylerde kontrolden çıkan kumar davranışı, doğru psikolojik ve klinik yaklaşımlarla tedavi edilebiliyor. Uzmanlar erken müdahale ve doğru bilincin önemine dikkat çekiyor.

Kumar; eğlence, merak, heyecan ya da kısa yoldan kazanç sağlama beklentisiyle başlayabilen ancak zamanla kişiyi psikolojik ve sosyal krizlere sürükleyen ciddi bir problemdir. Davranışın giderek sıklaşması ve kayıplara rağmen sürdürülmesi, durumun yalnızca maddi bir mesele olmadığını, bireyin yaşamındaki işlevselliği etkileyen bir klinik tabloya dönüştüğünü gösteriyor.

Antalya Belek Üniversitesi İnsani Bilimler Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Duygu Özer, kumarın sürdürülmesinde ödül mekanizması ve belirsizlik hissinin kritik rol oynadığını vurguluyor. Sonucun önceden kestirilememesi ve aralıklarla elde edilen kazançların yeniden oynama isteğini tetiklediğini belirten Özer; "bir sonraki sefer kazanabilirim" ya da "kaybettiğim parayı geri almalıyım" düşüncesinin kişiyi zararlı bir döngüye soktuğunu ifade ediyor. Günümüzde 7/24 erişim imkanı sunan çevrim içi bahis ve kumar uygulamaları ise bu riski daha da tırmandırıyor. 

Antalya Belek Üniversitesi İnsani Bilimler Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Duygu Özer

Bağımlılıkta öne çıkan kritik belirtiler

Kumarla ilişkinin patolojik bir boyuta evrildiğini gösteren başlıca işaretler arasında; kumara ayrılan zaman ve paranın artması, kaybedileni geri kazanma hırsı, bırakma denemelerinin başarısızlıkla sonuçlanması, harcamaların yakınlardan gizlenmesi, borçlanma ve sosyal yaşamın aksaması yer alıyor. Süreçte temel gösterge kayıp miktarından ziyade bireyin davranış üzerindeki kontrol kaybıdır.

Türkiye'de bağımlılıkla mücadele kapsamında Sağlık Bakanlığı'na bağlı Yeşilay Danışmanlık Merkezleri (YEDAM) ve Alkol ve Uyuşturucu Madde Bağımlıları Tedavi ve Araştırma Merkezleri (AMATEM) bünyesinde kumar bağımlılığına yönelik ücretsiz psikolojik ve klinik destek hizmetleri sunulmaktadır. Problemle mücadelede bireyi suçlamak veya durumu yalnızca "irade zayıflığı" olarak nitelendirmek çözümsüzlüğü derinleştirdiği için erken evrede profesyonel yardıma başvurulması hayati önem taşır.

Çocuklar ve gençler için koruyucu yaklaşımlar

Koruyucu önlemlerin erken yaşlarda hayata geçirilmesi gerektiğine dikkat çeken Dr. Öğretim Üyesi Duygu Özer, gençlere sadece "kumar oynamayın" telkininde bulunmanın yetersiz olduğunu savunuyor. Bunun yerine gençlere olasılık, risk yönetimi, para yönetimi, dijital ödül sistemleri ve kısa yoldan kazanç algısına karşı eleştirel düşünme becerilerinin kazandırılması gerekiyor. Ailelerin de çocukların internet ortamında maruz kaldığı şansa dayalı içerikleri yakından takip etmesi öneriliyor.

Çok boyutlu bir halk sağlığı sorunu olan kumar bağımlılığı, kontrolün yitirilmesi ve yaşam işlevselliğinin bozulması durumunda uzmanlarca uygulanan psikoterapi ve medikal tedavi yöntemleriyle kontrol altına alınabilmekte ve tedavi edilebilmektedir.