Yeni Birlik Gazetesi Yaşam Kuraklığa inat doğa yeniden uyandı: Muradiye Şelalesi’nde görsel şölen başladı

Kuraklığa inat doğa yeniden uyandı: Muradiye Şelalesi’nde görsel şölen başladı

Geçtiğimiz yıl son 70 yılın en kurak dönemlerinden birini yaşayan Vangölü Havzası, bu bahar mevsiminde yüz güldüren bir tabloyla karşı karşıya. Yüksek kesimlerde biriken metrelerce karın havaların ısınmasıyla erimesi ve bölgede etkili olan sağanak yağışlar, adeta kurumaya yüz tutan su kaynaklarına can suyu oldu.

Van’da karların erimesi ve bereketli yağışlar, bölgenin simgelerinden Muradiye Şelalesi’ni eski ihtişamına kavuştururken, Vangölü Havzası’ndaki ekosistem için de umut ışığı oldu.

Geçtiğimiz yıl son 70 yılın en kurak dönemlerinden birini yaşayan Vangölü Havzası, bu bahar mevsiminde yüz güldüren bir tabloyla karşı karşıya. Yüksek kesimlerde biriken metrelerce karın havaların ısınmasıyla erimesi ve bölgede etkili olan sağanak yağışlar, adeta kurumaya yüz tutan su kaynaklarına can suyu oldu. Debisi gözle görülür oranda yükselen Muradiye Şelalesi, Bendimahi Çayı ile buluşarak Van Gölü’ne hayat taşıyor.

Havzadaki su seviyesinin yeniden yükselmesi, hem tarımsal faaliyetler hem de bölge ekolojisi açısından büyük bir beklentiyi beraberinde getirdi. Özellikle kıyılarında ciddi çekilmelerin yaşandığı Van Gölü’nün bu sayede eski seviyesine yaklaşması hedefleniyor.

Doğanın canlanması balık göçüne destek olacak

Vangölü Aktivistleri Derneği Başkanı İsrafil Akan, yaşanan bu değişimin bölge için hayati bir öneme sahip olduğunu vurguladı. Akan, su seviyesindeki artışın sadece görsel bir güzellik sunmadığını, aynı zamanda inci kefallerinin kritik üreme dönemi için de büyük bir avantaj sağladığını belirtti. Derelerin suyla dolmasının, balıkların yumurtlama sürecini kolaylaştıracağını ifade eden Akan, bu durumun ekosistemin devamlılığı adına sevindirici olduğunu dile getirdi.

Kirlilik uyarısı: Bariyer sistemi şart

Artan su debisinin beraberinde getirdiği bir tehlikeye de dikkat çeken İsrafil Akan, nehirlerin çevredeki plastik ve benzeri atıkları sürükleyerek göle taşıdığına işaret etti. Akan, yerel yönetimlere çağrıda bulunarak şu ifadeleri kullandı:

Nehirlerimizin coşkun akışı, maalesef çevredeki atıkların da doğrudan gölümüze karışmasına neden oluyor. Bu kirliliğin ekosisteme kalıcı zararlar vermemesi için yerel yönetimlerin acilen harekete geçmesi gerekiyor. Özellikle nehir yataklarına kurulacak bariyer sistemleri, bu atıkların göle ulaşmasını engelleyebilir. Doğamızı korumak için bu tedbirleri almak artık bir zorunluluktur.