Yeni Birlik Gazetesi Yaşam Küresel Rakamlar Ortaya Koydu! Her 8 Kişiden 1’i Obez

Küresel Rakamlar Ortaya Koydu! Her 8 Kişiden 1’i Obez

4 Mart Dünya Obezite Günü dolayısıyla derlenen verilere göre, dünya genelinde her 8 kişiden 1’i obezite ile yaşıyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) yayımladığı ve 2022 verilerini içeren son rapor, obezitenin hem yetişkinlerde hem de çocuk ve ergenlerde son yıllarda belirgin şekilde arttığını ortaya koydu.

MUHABİR: Mehmet Tufan

Obezite, genel anlamda “bedenin yağ kütlesinin yağsız kütleye oranının aşırı artması sonucu boy uzunluğuna göre vücut ağırlığının arzu edilen düzeyin üstüne çıkması” olarak tanımlanıyor. DSÖ, aşırı kiloyu “vücutta aşırı yağ birikmesi durumu” şeklinde ifade ederken, obeziteyi ise aşırı yağ birikimiyle tanımlanan kronik ve karmaşık bir sağlık problemi olarak değerlendiriyor.

Vücut kitle endeksine göre 25’in üzeri aşırı kilolu, 30’un üzeri ise obezite olarak kabul ediliyor. Obezitenin, tip 2 diyabet ve kalp hastalığı riskini artırdığı; kemik sağlığı ve üreme üzerinde olumsuz etkiler oluşturabildiği belirtiliyor. Ayrıca bazı kanser türlerinin riskini artırabildiği, uyku bozukluklarına ve hareket kabiliyetinde azalmaya yol açabildiği ifade ediliyor.

Yetişkin ve Ergenlerde Artış

DSÖ verilerine göre, dünya genelinde yetişkinlerde obezite oranı 1990’dan bu yana 2 kattan fazla arttı. Aynı dönemde ergenlerde obezite oranı ise 4 katına çıktı.

Dünya genelinde 18 yaş ve üzeri 2,5 milyar yetişkin aşırı kilolu olarak yaşıyor. Bu grubun 890 milyondan fazlası obezite sorunu ile karşı karşıya. Yetişkinlerin yüzde 43’ünün fazla kilolu, yüzde 16’sının ise obez olduğu belirtiliyor.

5-19 yaş arası 390 milyondan fazla çocuk ve ergen fazla kilolu durumda bulunurken, bunların 160 milyonu obezite ile yaşıyor. 1990’da bu yaş grubunda obezite oranı yüzde 2 (31 milyon kişi) seviyesindeyken, 2022’de yüzde 8’e yükseldi ve 160 milyondan fazla çocuk ve ergen obezite ile yaşamını sürdürüyor.

Düşük ve Orta Gelirli Ülkelerde Artış

DSÖ’ye göre, bir dönem yüksek gelirli ülkelerin sorunu olarak görülen aşırı kilo ve obezite, düşük ve orta gelirli ülkelerde de artış gösteriyor. Afrika’da 5 yaşın altındaki aşırı kilolu çocuk sayısı 2000’den bu yana yaklaşık yüzde 12,1 arttı.

2024 verilerine göre, 5 yaşın altındaki aşırı kilolu veya obez çocukların neredeyse yarısı Asya’da bulunuyor.

Önlenebilir ve Yönetilebilir Bir Sorun

Aşırı kilo ve obezite ile bunlarla bağlantılı bulaşıcı olmayan hastalıkların büyük ölçüde önlenebilir ve yönetilebilir olduğu belirtiliyor. Enerji alımı ile enerji harcaması arasındaki dengesizlik obezitenin temel nedenleri arasında yer alıyor. Bununla birlikte çevresel ve psikososyal faktörler ile genetik varyantların da etkili olduğu ifade ediliyor.

Bireysel düzeyde gebelik öncesinden başlayarak erken çocukluk dönemine kadar yaşam döngüsünün her aşamasında önleyici müdahalelerle risklerin azaltılabileceği kaydediliyor. Bu kapsamda hamilelikte uygun kilo alımı, doğumdan sonraki ilk 6 ay yalnızca anne sütüyle beslenme ve ekran süresinin sınırlandırılması gibi uygulamalar yer alıyor.

Şekerli içeceklerin ve yüksek enerjili gıdaların tüketiminin sınırlandırılması, sağlıklı beslenme alışkanlıklarının teşvik edilmesi ve düzenli fiziksel aktivite de mücadelede etkili unsurlar arasında gösteriliyor.

Küresel Eylem Hedefleri

DSÖ üye ülkeleri tarafından 2012’de onaylanan ve 2025’te 2030’a kadar uzatılan küresel beslenme hedefleri, çocukluk çağı obezitesinde artışın önlenmesini amaçlıyor. Diyabet ve obezitenin 2025’e kadar durdurulması hedefi doğrultusunda, yetersiz beslenmenin yaygın yüküne karşı hızlandırılmış küresel eylem ihtiyacı vurgulanıyor.