Biyologları yüzyıllardır büyüleyen ve çeşitliliğiyle çözülmesi imkânsız görünen kuş şarkıları, yapay zekâ yardımıyla yürütülen küresel bir araştırmayla çözüme kavuştu. Fransız araştırmacılar, binlerce türün çıkardığı eşsiz seslerin arkasında yalnızca 8 temel ses grubunun yer aldığını tespit etti.

116 Bin Kayıt Yapay Zekâyla Kodlandı
Saint-Etienne Üniversitesinden Quentin Bacquelé liderliğindeki uzman ekibi, dünya genelindeki doğaseverlerin oluşturduğu devasa bir ses kütüphanesini mercek altına aldı. Asya’dan Amazonlar’a, Afrika’dan Avrupa’ya kadar uzanan coğrafyada 3 bin 300’den fazla ötücü kuş türüne ait 116 bin akustik kayıt incelendi.
Gelişmiş yapay zekâ algoritmalarıyla yürütülen çalışmada, seslerin zaman içindeki değişimleri ve birbirleriyle olan bağları kıyaslandı. Sonuç ise şaşırtıcı bir sadeliği ortaya koydu: İnanılmaz görünen bu çeşitlilik; üç farklı cıvıltı türü, üç ayrı ıslık formu, harmoniler ve kaotik notalardan oluşan toplam 8 temel "motif"in kombinasyonundan ibaret.
Doğanın Akustik Mimarisi: Yaşanan Yer Şarkıyı Belirliyor
Bilim dergisi Science’ta yayımlanan araştırmanın en dikkat çekici bulgularından biri de evrimsel çevre etkisi oldu. Kuşların melodilerini rastgele değil, bulundukları habitatın fiziksel koşullarına göre şekillendirdiği belirlendi.

Tropikal Ormanlar: Yoğun bitki örtüsü ve yüksek arka plan gürültüsünün bulunduğu tropikal bölgelerde, kuşlar seslerini uzak mesafelere duyurabilmek için "düz ıslık" gibi sade ve net motifleri tercih ediyor.
Ilıman Bölge Ormanları: Görüş mesafesinin ve yakın iletişimin daha kolay olduğu ılıman alanlarda ise çok daha hızlı şakımalar ve yüksek miktarda bilgi barındıran karmaşık besteler öne çıkıyor.
Betonlaşan Dünya Akustik Mirası Tehdit Ediyor
Araştırmayı yürüten Bacquelé, doğadaki ses ekosisteminin insan eliyle dönüştürüldüğüne dikkat çekerek bu çalışmanın çevre koruma adına yeni bir sayfa açabileceğini belirtiyor. Kentleşme ve gürültü kirliliğinin kuşların iletişimini zorlaştırdığını vurgulayan bilim insanı, ortaya çıkarılan 8 temel motifin, kuşların insan kaynaklı gürültüye nasıl adapte olacağını anlamada kritik bir araç olacağını savunuyor.