Yeni Birlik Gazetesi Yaşam Kuşadası Körfezi’nde sessiz çığlık: Deniz kaplumbağaları için 18 yıllık alarm zilleri çalıyor

Kuşadası Körfezi’nde sessiz çığlık: Deniz kaplumbağaları için 18 yıllık alarm zilleri çalıyor

Aydın’ın doğal zenginliklerini koruma misyonuyla hareket eden Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği (EKODOSD), deniz kaplumbağalarının yaşam mücadelesini bilimsel bir zemine taşıdı.

Bilim dünyasının mercek altına aldığı deniz kaplumbağaları, kıyılarımızda giderek artan bir tehlikeyle karşı karşıya kalırken, son 18 yılın verileri türlerin geleceği adına endişe verici bir tabloyu gözler önüne seriyor.

Aydın’ın doğal zenginliklerini koruma misyonuyla hareket eden Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği (EKODOSD), deniz kaplumbağalarının yaşam mücadelesini bilimsel bir zemine taşıdı. Farklı üniversitelerden uzman akademisyenlerin katkılarıyla hazırlanan ve hakemli bir dergide yayımlanan kapsamlı araştırma, Kuşadası Körfezi ve Patara kıyılarındaki acı gerçeği rakamlarla ortaya koydu.

Kuşadası Körfezi’nde 2007-2024 yılları arasını kapsayan 18 yıllık süreç ile Patara’daki 6 yıllık verilerin incelendiği çalışmada, Caretta caretta ve Chelonia mydas türlerine ait toplam 397 karaya vurma vakası kayıt altına alındı. Elde edilen bulgular, bu vakaların zaman içinde ciddi bir ivme kazandığını ve körfezin belirli noktalarında yoğunlaştığını kanıtladı.

Görünmeyen tehlikelerin izi sürülüyor

Araştırmanın en çarpıcı sonuçlarından biri, karaya vuran kaplumbağaların yaklaşık yarısında herhangi bir dış yaralanma izine rastlanmamış olması. Uzmanlar, bu durumun fiziksel bir darbeden ziyade, balıkçılık faaliyetleri sırasında ağlara takılma veya uzun süre su altında kalarak boğulma gibi dolaylı etkenlerden kaynaklandığını öngörüyor.

Yaz ayları riskin zirvesi

EKODOSD Başkanı Bahattin Sürücü, verilerin mevsimsel bir paralellik gösterdiğine dikkat çekerek, riskin özellikle kıyı kullanımının ve insan hareketliliğinin arttığı yaz aylarında tırmanışa geçtiğini belirtti. Sürücü, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı:

Mevsimsel eğilimler ve kaplumbağaların boyut dağılımları, kıyılardaki yoğun insan faaliyetlerinin deniz canlıları üzerindeki baskısını açıkça gösteriyor. Bu artış, bölgesel denizel planlamaların ve kıyı yönetiminin ne kadar hayati olduğunu kanıtlıyor. Bilimsel verilerin ışığında, vatandaş katılımı ve kurumsal işbirlikleriyle bu ekolojik kaybın önüne geçmek için acil adımlar atmalıyız.