Yeni Birlik Gazetesi Yaşam Kutsal topraklarda veda vakti: Hacılar gözyaşlarıyla yurda döndü

Kutsal topraklarda veda vakti: Hacılar gözyaşlarıyla yurda döndü

Suudi Arabistan’daki kutsal görevlerini yerine getirmenin huzurunu yaşayan hacılar, İstanbul Havalimanı’nda duygu dolu anlara sahne olan bir karşılamayla Türkiye’ye giriş yaptı.

Kurban Bayramı’nın ardından hac vazifelerini tamamlayan binlerce vatandaş, İstanbul Havalimanı’na iniş yaparak aileleriyle hasret giderdi.

Suudi Arabistan’daki kutsal görevlerini yerine getirmenin huzurunu yaşayan hacılar, İstanbul Havalimanı’nda duygu dolu anlara sahne olan bir karşılamayla Türkiye’ye giriş yaptı. Yaklaşık bir aylık manevi yolculuğun ardından evlerine dönen hacılar, havalimanında bekleyen yakınlarına sarılarak gözyaşlarını tutamadı.

Sabır ve maneviyatla geçen 32 gün

Hac ibadeti boyunca sabretmeyi ve birlik olmayı öğrendiklerini ifade eden hacılar, yaşadıkları deneyimi kelimelere dökmenin zor olduğunu belirtti. Medine’deki ziyaretlerin ardından Mekke’de Arafat vakfesine duran, Müzdelife ve Mina’daki görevlerini tamamlayan vatandaşlar, şeytan taşlama ritüelinin ardından veda tavafı yaparak kutsal topraklardan ayrıldı. Recep Topal, "Oraya gitmek kolaydı ama ayrılmak çok zordu. Bir ay boyunca Peygamber Efendimizin huzurunda ve Kabe’de çok özel anlar yaşadık" diyerek duygularını dile getirdi.

Gençlere çağrı: İbadetinizi vaktinde yapın

Dönüş yapan hacıların ortak görüşü ise ibadetin genç yaşta gerçekleştirilmesi gerektiği yönünde oldu. Hac yolculuğunun fiziksel bir dayanıklılık gerektirdiğini vurgulayan Nevzat Arabacı, "Orası gençlerin yeri, yaşlılar için oldukça zahmetli olabiliyor. İbadetlerin tam ve eksiksiz yapılabilmesi için gücü yerindeyken gitmek en doğrusu" ifadelerini kullandı. Benzer şekilde Cemal Beler de genç yaşta yapılan haccın, ibadetlerin daha sağlıklı ve şuurlu bir şekilde eda edilmesine olanak tanıdığını hatırlattı.

Dünyanın dört bir yanından gelen Müslümanlarla aynı duyguları paylaştıklarını belirten Mevlüt Şen ise, "Irk, dil ve renk ayrımı gözetmeksizin milyonlarca insanla aynı amaç uğruna kucaklaştık. Bu, anlatılması imkansız bir birliktelik tablosuydu" dedi. Çocukluğundan beri bu anı beklediğini söyleyen Ayten Şen ise, herkesin bu manevi atmosferi mutlaka yaşaması gerektiğini tavsiye etti.