Kastamonu Üniversitesi’nde geliştirilen özel bir formül, Batı Karadeniz’in meşhur Safranbolu kıtırını çölyak hastaları ve gluten hassasiyeti olanlar için güvenli ve lezzetli bir atıştırmalığa dönüştürdü.
Batı Karadeniz mutfağının en sevilen geleneksel tatlarından biri olan Safranbolu kıtırı, artık beslenme kısıtlaması olan bireyler için de ulaşılabilir hale geldi. Kastamonu Üniversitesi Turizm Fakültesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü’nde yürütülen kapsamlı bir akademik çalışma, bölgenin bu ikonik lezzetini glutensiz içeriklerle yeniden yorumladı.
Bilimsel formülle geleneksel tat
Araştırma Görevlisi Dr. Demet Güner öncülüğünde, öğrencilerin de aktif katılımıyla hazırlanan proje, sadece bir gıda üretimi değil, aynı zamanda bir gastronomi inovasyonu olarak dikkat çekiyor. Geleneksel kıtırın dokusunu ve lezzetini korumak için kara buğday, mısır, Tosya pirinci ve kestane unlarından oluşan özel bir karışım geliştirildi. Ürünün lezzet profili ise Kastamonu’nun yerel değerleri olan dağ çileği, hürriyemez elması ve üryani eriği kurusuyla zenginleştirildi.
Kimyasal koruyucu içermiyor
Projenin en dikkat çekici yönlerinden biri, ürünün raf ömrü. Hiçbir kimyasal koruyucu madde kullanılmadan, doğal yöntemlerle hazırlanan glutensiz kıtırlar, 6 ay ile 1 yıl arasında tazeliğini koruyabiliyor. "Science-y Bite" markasıyla tescillenen ve patent süreci devam eden bu özel lezzet, üniversite bünyesindeki girişimcilik yarışmalarında da jüriden tam not alarak başarısını kanıtladı.
Glutensiz ürün algısı değişiyor
Projede görev alan öğrenciler, glutensiz beslenmenin genellikle "lezzetsiz" olduğu yönündeki genel kanıyı yıkmayı hedeflediklerini belirtiyor. Gastronomi öğrencisi Erdem Ağaçtan, projenin mutfak aşamalarında çok sayıda deneme yaptıklarını ve ortaya çıkan sonucun geleneksel tarifle yarışacak düzeyde olduğunu ifade etti. Sağlık sorunları nedeniyle glutensiz beslenmeye yönelen öğrenciler ise, bu çalışmanın hem akademik hem de kişisel anlamda büyük bir değer taşıdığını vurguluyor.