Türkiye devrimci ve sosyalist hareketinin simge isimlerinden Mahir Çayan, 1960’ların sonundan 1970’lerin başına uzanan dönemin en çok konuşulan figürleri arasında yer aldı. Üniversite yıllarında şekillenen siyasi çizgisi, Dev-Genç içindeki etkisi ve THKP-C’nin kuruluş sürecinde üstlendiği rol, onu yakın tarihin kritik başlıklarından biri haline getirdi. Kızıldere’de hayatını kaybetmesi ise hem dönemin güvenlik politikaları hem de Türkiye’deki siyasal çatışma atmosferi açısından hâlâ tartışmaların merkezinde duruyor.
Mahir Çayan biyografisi: Nerede doğdu, eğitimi ve gençlik yılları nasıldı?
Mahir Çayan, 15 Mart 1946’da Samsun’da dünyaya geldi. Orta ve lise eğitimini İstanbul’da tamamladı. 1960’ların başında üniversiteye adım atmasıyla birlikte siyasallaşan öğrenci hareketleriyle temas kurdu. Önce İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde öğrenim gördü; daha sonra Ankara’da Siyasal Bilgiler Fakültesi’ne geçerek burada öğrenci hareketlerinin içinde aktif bir konuma geldi.
Bu dönemde Türkiye İşçi Partisi (TİP) çevreleriyle, Fikir Kulüpleri Federasyonu (FKF) ve öğrenci dernekleriyle ilişkiler kurdu. 1960’ların ikinci yarısında yükselen kitlesel eylemlilik içinde yer alması, Mahir Çayan adını devrimci gençlik hareketinin öne çıkan isimleri arasına taşıdı.
Mahir Çayan hangi örgütteydi, THKP-C süreci nasıl başladı?
Mahir Çayan, Dev-Genç içinde etkili bir figür olarak anıldı. Dönemin sol hareketleri içinde tartışılan strateji başlıkları — özellikle “devrim nasıl olacak?” sorusu — Çayan’ın siyasi hattını belirleyen temel kırılma noktalarından biri olarak gösterildi. Zamanla şehir gerillası/“silahlı propaganda” eksenli bir mücadele çizgisine yöneldi.
Bu süreç, Türkiye Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi (THKP-C) yapılanmasının ortaya çıkışında belirleyici oldu. Çayan, THKP-C’nin kuruluş döneminde örgütsel ve teorik metinlere katkı sunan isimlerden biri olarak anılıyor. Dönemin siyasi atmosferinde banka soygunları, adam kaçırma eylemleri ve güvenlik güçleriyle çatışmalarla anılan şehir merkezli eylem hattı, kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.
Mahir Çayan ne zaman ve nasıl öldü, kaç yaşındaydı?
Mahir Çayan, 30 Mart 1972’de Tokat’ın Niksar ilçesine bağlı Kızıldere köyünde hayatını kaybetti. 27 yaşındaydı. Olay, Ünye’de NATO’ya bağlı radar tesisinde çalışan yabancı teknisyenlerin kaçırılması sonrasında, rehinelerle birlikte Kızıldere’de bir eve geçilmesi ve güvenlik güçlerinin bölgeyi kuşatmasıyla ilerledi.
Resmî anlatımlarda Kızıldere, güvenlik güçleri ile silahlı grubun çatışması olarak yer aldı; olayda Mahir Çayan’ın yanı sıra çok sayıda kişi yaşamını yitirdi. Ancak Kızıldere’ye dair anlatılar, sadece resmî tutanaklarla sınırlı kalmadı: Yıllar içinde farklı tanıklıklar, siyasi yorumlar ve araştırmalarla olayın ayrıntıları üzerine çeşitli iddialar gündeme geldi. Bu nedenle “Mahir Çayan nasıl öldü?” sorusu, tarihsel bir tartışma başlığı olarak hâlâ canlılığını koruyor.
Mahir Çayan yazıları neler, hangi metinleriyle biliniyor?
Mahir Çayan, yalnızca eylem hattıyla değil, teorik metinleriyle de anılıyor. Türkiye’de devlet-toplum ilişkisi, sınıf dinamikleri ve devrim stratejisi üzerine kaleme aldığı yazılar; dönemin sol literatüründe sıkça referans verilen başlıklardan sayılıyor. “Kesintisiz Devrim” metinleriyle, Türkiye’nin toplumsal yapısı ve devrim stratejisi üzerine kendi çerçevesini kurmaya çalıştığı belirtilir. Ayrıca dönemin ideolojik tartışmalarına yönelik polemik yazıları da, Çayan’ın düşünsel yönünü takip etmek isteyenler için temel kaynaklar arasında gösterilir.
Mahir Çayan adına yazılan şarkılar ve kitaplar neler?
Kızıldere, Türkiye’de müzik ve edebiyat üretiminin de güçlü simgelerinden biri haline geldi. Mahir Çayan adına yazılan şarkılar içinde “Kızıldere” temalı eserlerin ayrı bir yer tuttuğu biliniyor; farklı sanatçılar ve gruplar, yıllar boyunca bu başlığı farklı üsluplarla yeniden yorumladı.
Kitap tarafında ise Mahir Çayan’ın hayatını, fikirlerini ve dönemin siyasal iklimini ele alan biyografik ve araştırma türünde eserler öne çıkıyor. Çayan’ın kendi yazılarının derlendiği toplu baskılar da, onu yalnızca bir “dönem figürü” değil, aynı zamanda belirli bir teorik çizginin temsilcisi olarak okumak isteyenler için başvurulan kaynaklar arasında yer alıyor.