Yeni Birlik Gazetesi Yaşam Market raflarından uzaklaşıp kendi bahçesine dönüyor: Kozan’da ata tohumu bereketi başladı

Market raflarından uzaklaşıp kendi bahçesine dönüyor: Kozan’da ata tohumu bereketi başladı

Sıcaklıkların artmasıyla birlikte Adana’da yayla göçü hazırlıkları da hareketlendi. Kozan sokaklarını dolduran fide tezgâhları, kendi sebzesini yetiştirmek isteyenlerin uğrak noktası haline geldi.

Adana’nın Kozan ilçesinde yazlık hazırlıklar hız kazandı; yaylaya çıkmaya hazırlanan vatandaşlar, kimyasal içermeyen doğal ürünler yetiştirmek için ata tohumu fidelerine akın ediyor.

Sıcaklıkların artmasıyla birlikte Adana’da yayla göçü hazırlıkları da hareketlendi. Kozan sokaklarını dolduran fide tezgâhları, kendi sebzesini yetiştirmek isteyenlerin uğrak noktası haline geldi. Özellikle kış aylarından itibaren kadın üreticilerin büyük bir emekle seralarda yetiştirdiği ata tohumu fideleri, hem lezzeti hem de doğallığıyla sofraların vazgeçilmezi olmaya aday.

Doğal lezzet arayışı tezgâhlara yansıdı

İlçe merkezinde 10 ile 30 TL arasında değişen fiyatlarla satışa sunulan domates, biber ve patlıcan fideleri, tüketicilerden yoğun ilgi görüyor. Sağlıklı beslenme bilincinin artmasıyla birlikte vatandaşlar, market ürünleri yerine kendi bahçelerinde ilaçsız yöntemlerle yetiştirdikleri sebzeleri tercih ediyor.

Üreticiden doğrudan tüketiciye

Fide üreticisi Aynur Ayaz, ocak ayında başlayan yoğun mesainin meyvelerini topladıklarını belirterek, vatandaşların özellikle ata tohumuna olan sadakatine dikkat çekti. Ayaz, "İnsanlar artık kendi ürettikleri ürünün tadını ve güvenini arıyor. Domates, biber ve patlıcan gibi temel sebzelerde ata tohumu ilk tercih olurken, verim odaklı salatalık gibi ürünlerde hibrit türler talep ediliyor. Yağışlar nedeniyle sezon biraz gecikmeli başladı ancak ilgi oldukça yüksek" ifadelerini kullandı.

Kendi bahçesinin çiftçisi oldular

Fide alışverişine çıkan vatandaşlardan Emin Özübek ise yayla hayatının en keyifli yanının kendi ektiği ürünü toplamak olduğunu vurguladı. Özübek, "Evimizin önündeki küçük arazide kendi sebzemizi yetiştiriyoruz. İlaçsız, tamamen doğal yöntemlerle büyüyen bu ürünlerin tadı hiçbir şeye benzemiyor. Yayla sezonu biraz geç kalsa da hazırlıklarımızı tamamladık, toprakla buluşmak için sabırsızlanıyoruz" dedi.