Bitlis’in yüksek rakımlı kraterinde mevsimler birbirine karıştı; metrelerce yükseklikteki kar kütleleri, gece gökyüzünün ışıltısıyla birleşerek masalsı bir görsellik sundu.
Türkiye’nin en büyük, dünyanın ise ikinci büyük krater gölü olma özelliğini taşıyan Nemrut Kalderası, baharın son günlerinde dahi kışın tüm ihtişamını korumaya devam ediyor. Yaklaşık 2 bin 500 metre rakımda yer alan bölge, mayıs ayının sonunda ziyaretçilerine alışılagelmişin dışında bir manzara sunuyor. Metrelerce yüksekliğe ulaşan kar duvarlarının arasında kıvrılan yollar, gece saatlerinde gökyüzündeki binlerce yıldızla bütünleşerek adeta başka bir gezegenden kareleri anımsatıyor.
Sabırla örülen görsel şölen
Bölgede uzun süredir astrofotoğrafçılık ve doğa gözlemi üzerine çalışmalar yürüten Dr. Cihan Önen, bu büyüleyici anları ölümsüzleştirmek için 10 günü aşkın bir mesai harcadı. Gündüz saatlerinde yapılan detaylı keşiflerin ardından gece boyunca süren uzun pozlama teknikleri, karın beyazlığı ile gökyüzünün derinliğini tek bir karede birleştirdi. Önen, bu süreci sabır gerektiren bir sanat olarak tanımlıyor.
Şehirleşme tehdidi altında bir doğa harikası
Kış şartlarının zirvede hala hüküm sürdüğünü belirten Dr. Önen, kar duvarlarının kendileri için bir engel değil, aksine doğal güzelliği vurgulayan birer fırsat olduğunu ifade etti. Ancak bölgedeki doğal atmosferin korunması konusunda endişelerini de dile getiren Önen, Tatvan ve Bitlis merkezlerinde artış gösteren yapılaşmanın, kalderanın sunduğu bu mistik karanlığı ve yıldız gözlem kalitesini günden güne olumsuz etkilediğine dikkat çekti.