Yıllardır haber alınamayan Gülistan Doku ve Mekiye Akyel’in aileleri, evlatlarının akıbetini öğrenmek ve adalet arayışlarını birleştirmek için Diyarbakır’da bir araya gelerek "cesetsiz cinayet" davalarına karşı hukuki düzenleme çağrısında bulundu.
Tunceli’de 2020 yılından beri izine rastlanmayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku ve 2024 yılında Siirt’te sırra kadem basan 4 çocuk annesi Mekiye Akyel’in aileleri, ortak bir acıda kenetlendi. Diyarbakır’ın Ergani ilçesinde gerçekleşen buluşmada, evlatlarının bir mezar taşına dahi kavuşamamasının yarattığı derin çaresizlik dile getirildi.
Adalet bekleyen annelerin feryadı
Gülistan Doku’nun annesi Bedriye Doku, yaşadıkları belirsizliğin sadece kendi ailelerine özgü olmadığını belirterek, vicdan sahibi herkesi bu hak arayışına destek olmaya çağırdı. Mekiye Akyel’in ablası Halime Pilgir ise kardeşinin ve Gülistan’ın akıbeti aydınlatılana kadar mücadeleyi bırakmayacaklarını vurguladı. Pilgir, "Tek isteğimiz, kızlarımızın bir mezarının olması. Ceset bulunamadığı gerekçesiyle dosyaların kapatılmasına, cinayetin üzerinin örtülmesine izin vermeyeceğiz" ifadelerini kullandı.
Ceset yoksa ceza yok mu?
Ailelerin avukatı Gurbet Bilbay, mevcut hukuk sistemindeki boşluklara dikkat çekerek, somut delillerin karartıldığı veya cesede ulaşılamadığı durumlarda dahi mahkumiyet kararı verilebilmesi için acil bir yasal düzenleme yapılması gerektiğini savundu. Bilbay, "Mekiye Akyel dosyasında tandırda yakıldığına dair güçlü iddialar var ancak aradan geçen süre delil kaybına yol açtı. Soyut iddiaların ötesine geçebilmek için, kişiden uzun süre haber alınamadığı durumlarda mahkumiyetin önünü açacak bir sistem şart" dedi.
Soruşturmalarda son durum
Siirt’teki soruşturma kapsamında Mekiye Akyel’in eşi, kayınbiraderi ve kayınpederi tutuklu bulunurken, Gülistan Doku dosyasında ise aralarında eski kamu görevlilerinin de olduğu çok sayıda isim hakkında işlem yapıldı. Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ve "kasten öldürme"den "suç delillerini gizlemeye" kadar geniş bir yelpazede ele alınan soruşturmada, bazı şüpheliler tutuklanmış, bazıları hakkında ise adli kontrol kararı verilmişti. Firari şüpheli Umut Altaş için ise kırmızı bültenle arama çalışmaları sürdürülüyor.
Her iki aile de, adaletin tecelli etmesi ve evlatlarının akıbetinin netleşmesi için yetkililerden somut adımlar atılmasını bekliyor.