Ağrı'nın Doğubayazıt ilçesinde bulunan ve yıllardır Hz. Nuh'un Gemisi'ne ait olabileceği iddiasıyla gündeme gelen Durupınar Formasyonu, kapsamlı bir bilimsel araştırmaya konu oldu. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi koordinasyonunda yürütülen uluslararası projede, alanın gerçekten kutsal metinlerde anlatılan geminin kalıntılarını barındırıp barındırmadığı ileri teknoloji yöntemleriyle araştırılacak.
Beş farklı ülkeden bilim insanlarının katıldığı çalışmada yer altı radar sistemlerinden üç boyutlu dijital modellemeye, hassas GPS ölçümlerinden karot sondajlarına kadar birçok modern teknik kullanılacak. Araştırmanın tamamlanmasının ardından elde edilen bulgular bilim dünyasıyla paylaşılacak.
Durupınar Formasyonu neden Hz. Nuh’un Gemisi ile ilişkilendiriliyor?
Durupınar Formasyonu, Ağrı Dağı'nın Doğubayazıt ilçesi sınırlarında yer alıyor ve ilk kez 1959 yılında Yüzbaşı İlhan Durupınar tarafından keşfedildi. Bölgenin gemi siluetini andıran görünümü ve ölçülerinin kutsal kitaplarda anlatılan geminin boyutlarına benzer olduğu yönündeki değerlendirmeler nedeniyle uzun yıllardır araştırmacıların ilgisini çekiyor.
Geçmiş yıllarda bölgede çeşitli incelemeler gerçekleştirilse de bunların büyük bölümü yüzey araştırmaları ve sınırlı analizlerle sınırlı kaldı. Bu nedenle formasyonun gerçek yapısını ortaya koyabilecek kapsamlı bilimsel çalışmalar bugüne kadar yapılamamıştı.
Durupınar Formasyonu araştırmasında hangi bilimsel yöntemler kullanılacak?
Prof. Dr. Cenker Atila koordinasyonunda hazırlanan uluslararası ve multidisipliner proje kapsamında araştırmalar 29 Haziran ile 11 Eylül 2026 tarihleri arasında sahada yürütülüyor.
Çalışmalar kapsamında şu teknolojilerden yararlanılıyor:
- Hassas GPS koordinat ölçümleri
- 2D ve 3D dijital modelleme
- Yüksek hassasiyetli yer altı radarı (GPR)
- Karot sondaj çalışmaları
- Jeolojik ve toprak analizleri
Bu yöntemlerle formasyonun doğal bir jeolojik oluşum mu yoksa insan eliyle yapılmış tarihi bir yapı mı olduğu bilimsel veriler ışığında değerlendirilecek.
Araştırmalarda ahşap ve iskelet kalıntıları da incelenecek
Projeye ilişkin açıklamalarda bulunan Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cenker Atila, araştırmaların yalnızca yüzey incelemeleriyle sınırlı kalmayacağını belirtti.
İlk etapta alanın ayrıntılı haritalaması tamamlanırken, sonraki süreçte yer altı radar taramaları gerçekleştirilecek. Radar sonuçlarının ardından alınacak toprak örnekleri laboratuvarda analiz edilecek ve uygun görülen noktalarda kuru sondaj çalışmaları yapılacak.
Araştırmacılar, sondajlar sırasında olası ahşap kalıntıları, organik materyaller ve iskelet bulgularına ulaşılması ihtimalini de değerlendirecek. Elde edilecek tüm numuneler ayrıntılı laboratuvar incelemelerinden geçirilecek.
Projede 5 ülkeden yaklaşık 20 bilim insanı görev alıyor
Uluslararası nitelik taşıyan projeye ABD merkezli Noah's Ark Scans ekibinin yanı sıra farklı ülkelerden araştırmacılar da destek veriyor.
Yaklaşık 20 bilim insanı ve öğrencinin görev aldığı çalışmalarda arkeoloji, jeoloji, jeofizik ve diğer disiplinlerden uzmanlar birlikte çalışıyor. Araştırmanın çok disiplinli yapısı sayesinde elde edilen bulguların farklı bilimsel alanlardan değerlendirilmesi hedefleniyor.
Durupınar Formasyonu araştırmasının sonuçları ne zaman açıklanacak?
Saha çalışmalarının Eylül ayı ortasında tamamlanması planlanıyor. Ardından laboratuvar analizleri kış boyunca devam edecek.
Araştırma ekibi, elde edilen tüm verilerin 2027 yılının ilk yarısında değerlendirilmesini öngörüyor. İlk sonuçların "Durupınar Formasyonu 2026 Yılı Araştırmaları" başlıklı bilimsel bir kitapta yayımlanması ve uluslararası bilimsel toplantılarda üç ayrı bildiriyle kamuoyuna sunulması planlanıyor.
Bilim insanları, araştırmanın amacının iddiaları doğrulamak ya da çürütmek değil; Durupınar Formasyonu'nun yapısını tamamen bilimsel yöntemlerle ortaya koymak olduğunu vurguluyor. Çalışmaların tamamlanmasının ardından elde edilecek verilerin, bölgeyle ilgili uzun yıllardır süren tartışmalara önemli katkı sağlaması bekleniyor.