Yeni Birlik Gazetesi Yaşam Ordu’da binlerce koyun yollara düştü: Yaylalarda 5 aylık zorlu mesai başlıyor

Ordu’da binlerce koyun yollara düştü: Yaylalarda 5 aylık zorlu mesai başlıyor

Ordu’nun yüksek rakımlı bölgelerinde hayvancılıkla geçimini sağlayan üreticiler için beklenen zaman geldi. Havaların ısınmasıyla birlikte kışlık barınaklarından ayrılan sürüler, çobanların rehberliğinde yaylalara doğru yola koyuldu.

Baharın gelişiyle birlikte Ordu’nun yüksek kesimlerinde geleneksel yayla göçü hareketliliği yaşanıyor; çobanlar sürüleriyle birlikte yeşil yaylalara doğru uzun bir yolculuğa çıktı.

Ordu’nun yüksek rakımlı bölgelerinde hayvancılıkla geçimini sağlayan üreticiler için beklenen zaman geldi. Havaların ısınmasıyla birlikte kışlık barınaklarından ayrılan sürüler, çobanların rehberliğinde yaylalara doğru yola koyuldu. Yaz göçü olarak adlandırılan bu geleneksel süreç, bölgedeki hayvancılık faaliyetlerinin en önemli aşamasını oluşturuyor.

Güneşin doğuşuyla birlikte yollara düşen çobanlar, gün boyu süren yorucu bir temponun ardından yaylalara ulaşıyor. Bu zorlu yolculuk, sadece bir yer değiştirme değil, aynı zamanda bölge kültürünün bir parçası olarak her yıl büyük bir titizlikle gerçekleştiriliyor.

Yaylalarda beş aylık yaşam

Sürüler, ulaştıkları yaylalarda yaklaşık beş ay boyunca konaklıyor. Bu süre zarfında çobanlar, hayvanların otlatılmasından bakımına kadar her türlü ihtiyacıyla yakından ilgileniyor. Doğayla iç içe geçen bu beş aylık dönem, kış mevsiminin habercisi olan soğukların başlamasına kadar devam ediyor. Havaların soğumasıyla birlikte çobanlar, sürülerini tekrar toplayarak dönüş yolculuğuna geçiyor.

Doğanın içinde görsel şölen

Aybastı, Kabadüz, Kumru, Korgan ve Mesudiye ilçelerindeki yayla yollarında ilerleyen koyun sürüleri, ortaya kartpostallık görüntüler çıkarıyor. Doğanın uyanışına eşlik eden bu göç, bölgedeki kırsal yaşamın en canlı ve dikkat çekici anlarını oluşturuyor. Yerel halk ve doğa tutkunları için de görsel bir şölen sunan bu yolculuk, Ordu’nun bereketli topraklarında hayvancılığın ne kadar köklü bir gelenek olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.