Teknolojinin gölgesinde unutulmaya yüz tutan saraçlık mesleğini 48 yıldır büyük bir özveriyle sürdüren Kadir Koçabaş, değişen dünya düzenine uyum sağlayarak ata yadigarı sanatını ayakta tutmaya çalışıyor.
Osmaniye’de yaşayan 64 yaşındaki Kadir Koçabaş, çocuk yaşta adım attığı saraçlık dünyasında yarım asra yaklaşan bir serüvenin temsilcisi konumunda. Bir dönemin en gözde mesleklerinden biri olan saraçlık, günümüzde yerini endüstriyel ürünlere bıraksa da Koçabaş, üretim yelpazesini genişleterek direnişini sürdürüyor.
Geçmişin izlerini taşıyan üretim süreci
Eskiden at arabaları, hamutlar ve el yapımı ağaç takımlarının üretimiyle dolu olan dükkan tezgahları, bugün yerini daha modern ihtiyaçlara bıraktı. Koçabaş, mesleğinin altın çağlarını şu sözlerle anımsıyor: "Eskiden camız gönünü kendimiz hazırlar, 40 gün boyunca kireç ve şaplama işlemlerinden geçirirdik. Yanık yağlarla işlediğimiz o derilerin yerini şimdi hazır malzemeler aldı. Ancak sanatın ruhu hala aynı."
Köpek tasması ve yularla gelen değişim
Geleneksel at koşum takımlarına olan talebin azalmasıyla birlikte rotasını değiştiren usta, artık köpek tasmaları ve inek yularları gibi ürünlerle geçimini sağlıyor. Osmaniye’de bu mesleği icra eden tek kişi olduğunu vurgulayan Koçabaş, genç neslin bu kadim sanata olan ilgisizliğinden yakınıyor. Boş vakitlerinde evindeki atölyesinde de üretime devam eden Koçabaş, ürünlerini doğrudan köylülere ve şehirden gelen meraklılarına ulaştırıyor.
Aracıların yüksek fiyatlarına tepki
Ürettiği hakiki deri ürünlerin kalitesine dikkat çeken usta, piyasadaki fiyat dengesizliğine de sitem etti. Kendi elinden 100 liraya çıkan bir ürünün petshoplarda 600 liraya satıldığını belirten Koçabaş, vatandaşlara doğrudan üreticiden alışveriş yapmaları çağrısında bulundu. "Millete yazık, aradaki fark çok fazla" diyen Koçabaş, tek beklentisinin emeğinin karşılığını bulması ve bu sanatın bir şekilde geleceğe taşınması olduğunu ifade ediyor.