Yeni Birlik Gazetesi Yaşam Osmanlı Hanedan defterine son kaydedilen kişi Neslişah Osmanoğlu mu, hangi ülkeye gitti?

Osmanlı Hanedan defterine son kaydedilen kişi Neslişah Osmanoğlu mu, hangi ülkeye gitti?

Osmanlı Hanedan defterine son kaydedilen kişi kimdi sorusu, tarih meraklılarının en çok araştırdığı başlıklar arasında yer alıyor. Neslişah Osmanoğlu kimdir, Osmanlı İmparatorluğu'nun çöküşü sonrası sürgünde nasıl bir hayat yaşadı? Saraydan sürgüne, Mısır’ın First Lady’si olmaktan Türkiye’ye dönüşe uzanan dikkat çeken yaşam öyküsü…

Osmanlı İmparatorluğu’nun çöküşü, yalnızca bir devletin dağılması değil, aynı zamanda hanedanın yüzyıllardır süren düzeninin de sona ermesi anlamına geldi. Bu büyük kırılmanın simge isimlerinden biri ise Osmanlı Hanedan defterine son kaydedilen kişi olarak tarihe geçen Neslişah Osmanoğlu oldu. Doğumu sarayda top atışlarıyla duyurulan Neslişah Sultan, daha çocuk yaşta sürgünle tanıştı. Peki, Osmanlı Hanedan defterine son kaydedilen kişi kimdi sorusunun yanıtı olan Neslişah Osmanoğlu kimdir ve sürgün yıllarında nasıl bir hayat yaşadı?

Osmanlı Hanedan defterine son kaydedilen kişi kimdi?

Osmanlı Hanedan defterine son kaydedilen kişi, 4 Şubat 1921’de dünyaya gelen Neslişah Osmanoğlu’dur. Hanedan kayıtlarında son kez adı geçen kişi olması, onu Osmanlı tarihinin kapanış sayfasına yazılan sembol isimlerden biri haline getirdi.

Bu kayıt, yalnızca bir doğumun belgelenmesi değil; aynı zamanda bir dönemin artık geri dönmemek üzere kapanmakta olduğunun da göstergesiydi. Çünkü Neslişah Sultan doğduğunda Osmanlı Devleti son yıllarını yaşıyor, birkaç yıl sonra ise hanedan üyeleri için sürgün kararı çıkıyordu.

Neslişah Osmanoğlu kimdir?

Neslişah Osmanoğlu, Osmanlı hanedanının son döneminde doğan ve hem Osmanlı hem de Cumhuriyet dönemini yaşayan en dikkat çekici isimlerden biridir. Annesi, son Osmanlı padişahı Sultan Vahdettin’in kızı Sabiha Sultan’dır. Babası ise son halife Abdülmecit’in oğlu Şehzade Ömer Faruk Efendi’dir.

Bu soy bağı, onu Osmanlı hanedanının iki güçlü kolunu birleştiren önemli bir figür haline getirdi. Doğumu, dönemin saray geleneğine uygun şekilde 121 pare top atışıyla duyuruldu. Padişahın onun adına bastırdığı altın sikke ise, saray çevresinde bu doğuma verilen önemin bir başka işaretiydi.

Osmanlı İmparatorluğu'nun çöküşü hanedanı nasıl etkiledi?

Osmanlı İmparatorluğu'nun çöküşü, hanedan üyeleri için siyasi bir yenilginin ötesinde, hayatın tamamen değişmesi anlamına geldi. Yüzyıllardır saraylarda yaşayan, devletin en üst kademesinde yer alan Osmanoğulları, birkaç yıl içinde ülke dışına çıkarılacak ve uzun bir belirsizlik dönemine sürüklenecekti.

Bu süreç, Neslişah Sultan için de çocuk yaşta başlayan bir kopuşu beraberinde getirdi. Daha yürümeyi yeni öğrenmiş bir çocukken, bir imparatorluğun mirasını sırtında taşıyan isimlerden biri haline geldi.

Sürgün kararı ne zaman çıktı ve Neslişah Osmanoğlu sürgünde neler yaşadı?

Osmanlı hanedanı için sürgün kararı, 3 Mart 1924’te kabul edilen 431 sayılı kanunla resmileşti. Neslişah Osmanoğlu, henüz 3 yaşındayken bu karar kapsamında yurt dışına gönderilenler arasında yer aldı.

Saray hayatı bir anda sona erdi ve aile önce Fransa’ya gitti. Neslişah Sultan, çocukluk ve ilk gençlik yıllarını Avrupa’da geçirdi. Bu yıllar, onun yalnızca sürgün travmasıyla değil; farklı bir kültür, yeni bir dil ve bambaşka bir hayat düzeniyle de yüzleştiği dönem oldu.

Fransa’daki eğitim ve çevre sayesinde Fransızca başta olmak üzere İngilizce, Almanca ve Arapça öğrendi. Bu yönüyle, klasik “saray mensubu” imajının ötesine geçerek modern dönemin şartlarına uyum sağlamayı başaran bir hanedan üyesi olarak öne çıktı.

Neslişah Osmanoğlu Mısır'da nasıl bir konuma geldi?

Neslişah Osmanoğlu’nun hayatında en dikkat çeken bölümlerden biri, Mısır’a gidişi ve burada yaşadığı yıllardır. Ailesi bir süre sonra Fransa’dan ayrılarak Mısır’a geçti. Bu ülke, o dönem Osmanlı hanedanı için yalnızca bir sığınak değil; aynı zamanda yeni bir siyasi ve sosyal çevre anlamına geliyordu.

Neslişah Sultan, 1940 yılında Mısır’ın son hidivi Abbas Hilmi Paşa’nın oğlu Prens Muhammed Abdülmunim ile evlendi. Bu evlilikten Prens Abbas Hilmi ve Prenses İkbal adlı iki çocuğu dünyaya geldi.

Mısır’da 1952 darbesi sonrasında eşi “kral naibi” konumuna getirildiğinde, Neslişah Sultan da “kral naibi eşi” olarak Mısır’ın First Lady’si sayılan bir role yükseldi. Böylece Osmanlı hanedanından sürgün edilen bir isim, başka bir ülkede devlet protokolünün merkezinde yer aldı.

İkinci sürgün: Mısır’dan ayrılış süreci nasıl gelişti?

Neslişah Osmanoğlu’nun hayatı, tek bir sürgünle sınırlı kalmadı. Mısır’daki siyasi çalkantılar, onu bir kez daha zor bir döneme sürükledi. Cumhuriyetin ilanından sonra eşiyle birlikte Mısır hükûmetine karşı uluslararası bir komploya karışmakla suçlandılar.

Bu suçlama, aylar süren yargılamalara yol açtı. Ancak süreç sonunda aklandılar. Buna rağmen Mısır’daki şartlar giderek ağırlaştı ve çiftin ülkeden ayrılmasına izin verildi. Neslişah Sultan böylece ikinci kez sürgün yaşamış oldu.

Bu kez yeni adresleri Fransa oldu. Neslişah Sultan ve eşi, 1963 yılına kadar Fransa’da yaşamlarını sürdürdü.

Af sonrası Türkiye’ye dönüş: Neslişah Osmanoğlu ne zaman geri döndü?

Osmanlı hanedanı için Türkiye’ye dönüş süreci, kademeli olarak ilerledi. 1952’de Türkiye’de Osmanlı hanedanı hanım sultanları için af çıkarıldı. Bu gelişme, Neslişah Sultan için memlekete dönüş yolunun açılması anlamına geliyordu.

Neslişah Osmanoğlu, 1963’ten itibaren Türkiye’ye yerleşti. Yeniden Türk vatandaşlığına geçti ve “Osmanoğlu” soyadını aldı. Bu dönüş, onun için yalnızca fiziksel bir geri dönüş değil; aynı zamanda yıllar süren sürgünün ardından kökleriyle yeniden buluşması anlamına geliyordu.

Neslişah Osmanoğlu’nun son yılları ve vefatı

Neslişah Sultan’ın eşi Prens Abdülmünim, 1980 yılında hayatını kaybetti. Mısır hükûmetinin izniyle Kahire’de defnedildi. Neslişah Osmanoğlu ise yaşamının ilerleyen yıllarını Türkiye’de geçirdi.

2 Nisan 2012 tarihinde 91 yaşında hayatını kaybeden Neslişah Sultan, annesi ve kardeşinin yanında Aşiyan Mezarlığı’na defnedildi. Böylece Osmanlı Hanedan defterine son kaydedilen kişi olarak tarihe geçen isim, uzun ve çalkantılı bir hayatın ardından İstanbul’da son yolculuğuna uğurlandı.