Yeni Birlik Gazetesi Yaşam PSİKOLOG JOHN WATSON KİMDİR? Davranışçılık nedir, nerede doğdu, hangi okullarda eğitim aldı?

PSİKOLOG JOHN WATSON KİMDİR? Davranışçılık nedir, nerede doğdu, hangi okullarda eğitim aldı?

Psikoloji tarihinin en etkili isimlerinden biri olan John Watson, davranışçılık kuramının kurucusu olarak biliniyor. İnsan ve hayvan davranışlarını bilimsel yöntemlerle inceleme yaklaşımıyla psikoloji alanında yeni bir dönem başlatan Watson, özellikle 20. yüzyılın başlarında yaptığı çalışmalarla akademik dünyada büyük yankı uyandırdı. Eğitim hayatı, akademik kariyeri ve tartışmalı deneyleriyle dikkat çeken Watson, modern psikolojinin yönünü değiştiren isimlerden biri olarak kabul ediliyor.

Psikoloji tarihinin en etkili isimlerinden biri olan John Watson, davranışçılık kuramının kurucusu olarak biliniyor. İnsan ve hayvan davranışlarını bilimsel yöntemlerle inceleme yaklaşımıyla psikoloji alanında yeni bir dönem başlatan Watson, özellikle 20. yüzyılın başlarında yaptığı çalışmalarla akademik dünyada büyük yankı uyandırdı. Eğitim hayatı, akademik kariyeri ve tartışmalı deneyleriyle dikkat çeken Watson, modern psikolojinin yönünü değiştiren isimlerden biri olarak kabul ediliyor.

John Watson kimdir, nereli ve ne zaman doğdu?

John Broadus Watson, 9 Ocak 1878 tarihinde Amerika Birleşik Devletleri’nin Güney Karolina eyaletinde, Greenville yakınlarında dünyaya geldi. Dindar bir anne ve oldukça farklı bir karaktere sahip bir babanın çocuğu olarak büyüyen Watson’ın çocukluk yılları zorlu geçti. Henüz 13 yaşındayken babasının ailesini terk etmesi hayatında önemli bir dönüm noktası oldu.

reklam

Çocukluğunu kırsal bir bölgede geçiren Watson, ilk eğitimini Greenville yakınlarında tek odalı küçük bir okulda aldı. Sert disiplinin hakim olduğu bir aile ortamında yetişmesine rağmen gençlik yıllarında asi bir karakter sergiledi. Çeşitli kavgalara karışması ve hatta silah kullanmaktan tutuklanması gibi olaylar, onun gençlik döneminin çalkantılı geçtiğini gösteriyor.

John Watson hangi okullarda okudu?

Düşük lise notlarına rağmen Watson, henüz 16 yaşındayken Furman Üniversitesi’ne kabul edildi. Greenville’de bulunan bu üniversite, Watson’ın akademik hayatının başlangıcı oldu. Burada zaman zaman çalışkanlığıyla dikkat çeken Watson, üniversite yıllarında akademik potansiyelini göstermeye başladı.

Furman Üniversitesi’nden mezun olduktan sonra eğitimine Chicago Üniversitesi’nde devam etti. Burada psikoloji alanında yüksek lisans ve doktora düzeyinde çalışmalar yaptı. Chicago Üniversitesi, Watson’ın bilimsel düşünce sisteminin şekillenmesinde önemli rol oynadı.

Eğitimini tamamladıktan sonra birçok akademik teklif alan Watson, Chicago Üniversitesi’nde deneysel psikoloji alanında yardımcı öğretim üyesi olarak çalışmayı tercih etti. Daha sonra kariyerini Johns Hopkins Üniversitesi’nde profesör olarak sürdürdü. 29 yaşında Amerika’nın en önemli üniversitelerinden birinde profesör olması, akademik başarısının önemli bir göstergesi olarak kabul edildi.

John Watson’ın psikoloji bilimine katkıları neler?

John Watson, psikoloji tarihine davranışçılık (behaviorism) akımının kurucusu olarak geçti. Watson’a göre psikoloji yalnızca gözlemlenebilen davranışları incelemeliydi. Ona göre bilinç, zihin ya da içsel deneyimler bilimsel olarak ölçülemeyeceği için psikolojinin konusu olmamalıydı.

Watson’ın yaklaşımında temel düşünce şuydu:
Psikolojinin amacı davranışı açıklamak, tahmin etmek ve kontrol etmektir.

Bu düşünce doğrultusunda Watson, psikolojide yaygın olarak kullanılan içebakış yöntemini (introspection) eleştirdi. Ona göre bu yöntem öznel ve bilimsel olarak güvenilir değildi.

Watson’ın katkıları şu başlıklarda öne çıktı:

Davranışçılık kuramını geliştirdi.

İnsan ve hayvan davranışlarının aynı bilimsel yöntemlerle incelenebileceğini savundu.

Psikolojiyi deneysel ve gözleme dayalı bir bilim haline getirmeye çalıştı.

Davranışın uyaran ve tepki ilişkisiyle açıklanabileceğini ileri sürdü.

Davranışçılık kuramı nasıl ortaya çıktı?

Watson’ın davranışçılık görüşü ilk kez 1913 yılında Psychological Review dergisinde yayımlanan “Psychology as the Behaviorist Views It” (Davranışçının Gözüyle Psikoloji) adlı makalesinde açık şekilde ortaya kondu. Bu makale, psikoloji tarihinde önemli bir dönüm noktası olarak kabul edildi.

1914 yılında yayımladığı “Behavior: An Introduction to Comparative Psychology” adlı kitabında ise hayvan psikolojisinin önemini vurguladı. Watson, deneylerde hayvanların kullanılmasının psikolojik araştırmalar açısından büyük avantaj sağladığını savundu.

1915 yılında Amerikan Psikoloji Derneği Başkanı seçilen Watson, davranışçı yaklaşımı insan psikolojisine uygulamaya başladı. 1919 yılında yayımladığı “Psychology from the Standpoint of a Behaviorist” adlı eserinde bu görüşlerini daha ayrıntılı şekilde anlattı.

John Watson’ın tartışmalı deneyleri ve akademik kariyeri

Watson’ın en çok konuşulan çalışmalarından biri, bebeklerde duygusal tepkilerin koşullandırılması üzerine yaptığı deneylerdir. Özellikle “Little Albert” olarak bilinen deney, psikoloji tarihinde en tartışmalı deneylerden biri olarak kabul edilir.

Ancak Watson’ın akademik kariyeri 1920 yılında yaşadığı bir skandal nedeniyle büyük darbe aldı. Johns Hopkins Üniversitesi’nde öğrencisi Rosaline Rayner ile ilişki yaşadığı ortaya çıkınca üniversite yönetimi tarafından istifaya zorlandı.

Bu olaydan sonra Watson akademik dünyadan uzaklaştı.

John Watson reklamcılık alanında nasıl etkili oldu?

Akademik kariyerinin sona ermesinin ardından Watson, kariyerine reklamcılık sektöründe devam etti. Davranışçılık kuramından elde ettiği bilgileri tüketici davranışlarını anlamak için kullandı.

Reklamcılık alanında kısa sürede büyük başarı elde eden Watson, tüketicilerin satın alma davranışlarını psikolojik uyaranlarla yönlendirme fikrini geliştirdi. Bu yaklaşım modern pazarlama ve reklam stratejilerinin temel taşlarından biri olarak kabul edilir.

Watson, 1945 yılında emekli olana kadar reklamcılık alanında çalışmaya devam etti.

John Watson’ın psikolojiye bıraktığı miras

John Watson, psikolojiyi gözleme ve deneye dayalı bir bilim haline getirmeye çalışan en önemli isimlerden biri olarak kabul edilir. Davranışçılık yaklaşımı, daha sonra B.F. Skinner gibi birçok psikoloğun çalışmalarına ilham verdi.

Davranışçılık günümüzde psikolojinin tek yaklaşımı olmasa da öğrenme teorileri, eğitim psikolojisi ve davranış terapileri gibi birçok alanda etkisini sürdürmeye devam ediyor. Watson’ın ortaya koyduğu bilimsel yaklaşım, psikoloji tarihinin en önemli dönüm noktalarından biri olarak değerlendiriliyor.