Ramazan ayında oruç tutan reflü hastaları için sahur ve iftar düzeni büyük önem taşıyor. Gün boyu süren açlığın ardından yapılan hatalı beslenme tercihleri, mide yanması ve asit şikayetlerini artırabiliyor. Uzmanlar, özellikle sahur sonrası hemen uyumanın ve iftarda mideyi bir anda doldurmanın reflü belirtilerini tetiklediğine dikkat çekiyor. Peki reflü hastaları sahur ve iftar düzenine nasıl dikkat etmeli, hangi besinlerden kaçınmalı?
İşte Ramazan’da reflü şikayetlerini azaltmak için dikkat edilmesi gerekenler…
Reflü hastaları sahur ve iftar düzenine nasıl dikkat etmeli?
Uzmanlara göre sahurda hızlı yemek yemek ve hemen ardından yatmak, mide asidinin yemek borusuna kaçmasını kolaylaştırabiliyor. Bu durum, özellikle gece saatlerinde yanma ve ağza acı su gelmesi gibi şikayetleri artırabiliyor.
Sahur sonrası en az 30–45 dakika dik pozisyonda kalınması öneriliyor. Yemek yedikten hemen sonra uzanmak yerine hafif hareketlerle vakit geçirmek, mide basıncını azaltarak reflü riskini düşürebiliyor.
İftar saatinde ise gün boyu süren açlığın etkisiyle hızlı ve kontrolsüz yemek tüketmek en sık yapılan hatalardan biri olarak gösteriliyor. Uzmanlar, iftarda mideyi bir anda doldurmamak gerektiğini vurguluyor. Yemeğin yavaş tüketilmesi, lokmaların iyi çiğnenmesi ve porsiyon kontrolü sağlanması reflü şikayetlerini azaltmada önemli rol oynuyor.
Ağır ve yağlı yemeklerin iftarda tercih edilmemesi, mide asidini artıran yiyeceklerden uzak durulması gerektiği belirtiliyor.
Reflü hastaları hangi besinlerden kaçınmalı?
Ramazan ayında reflü hastalarının özellikle bazı besin gruplarına dikkat etmesi gerekiyor. Uzmanlar, mide asidini artıran ve reflü şikayetlerini tetikleyen yiyecekleri şöyle sıralıyor:
Yağlı ve kızartılmış yiyecekler
Acılı ve baharatlı gıdalar
Soğan, sarımsak, domates ve salça
Çikolata, kahve ve kafeinli içecekler
Gazlı ve asitli içecekler
Bu tür besinler mide asidinin artmasına ve yemek borusunda tahrişe neden olabiliyor. Özellikle iftarda kızartma ve ağır tatlı tüketiminin sınırlanması gerektiği ifade ediliyor.
Çikolata ve kahve gibi kafein içeren ürünlerin de reflü ataklarını tetikleyebileceği belirtiliyor. Gazlı içecekler ise mide içi basıncı artırarak yanma hissini şiddetlendirebiliyor.
Sahurda nelere dikkat edilmeli?
Sahur öğününde aşırı yağlı ve tuzlu yiyeceklerden kaçınılması öneriliyor. Daha hafif, mideyi yormayan ve uzun süre tokluk sağlayan besinlerin tercih edilmesi gerektiği belirtiliyor.
Protein ağırlıklı ve dengeli bir sahur menüsü, mide asidinin kontrol altında tutulmasına yardımcı olabiliyor. Ayrıca sahurda aşırı çay ve kahve tüketimi de reflü şikayetlerini artırabileceği için sınırlandırılmalı.
Sahurdan sonra hemen yatmak yerine bir süre dik pozisyonda kalmak, reflü hastaları için kritik bir önlem olarak öne çıkıyor.
İftarda mideyi yormamak önemli
İftarda orucu su ve hafif bir başlangıçla açmak, ardından kısa bir ara vermek mide sağlığı açısından faydalı bulunuyor. Uzmanlar, çorba gibi hafif yiyeceklerle başlanmasını ve ana yemeğe geçmeden önce mideye zaman tanınmasını öneriyor.
Aşırı porsiyon tüketimi, mide basıncını artırarak reflü şikayetlerini şiddetlendirebiliyor. Bu nedenle kontrollü ve yavaş yemek, Ramazan boyunca reflü semptomlarını azaltmaya yardımcı olabiliyor.
Kimler mutlaka doktora danışmalı?
Ciddi reflü, aktif ülser ya da önemli mide-bağırsak hastalığı bulunan kişilerin oruç tutmadan önce mutlaka hekimlerine danışması gerektiği vurgulanıyor. Uzmanlar, özellikle düzenli ilaç kullanan hastaların tedavi planlarını doktor kontrolünde düzenlemesi gerektiğini belirtiyor.
Ramazan ayında beslenme düzenindeki değişiklikler, mide rahatsızlığı olan kişilerde şikayetlerin artmasına neden olabiliyor. Bu nedenle bireysel sağlık durumuna göre karar verilmesi büyük önem taşıyor.