Kütahya Dumlupınar Üniversitesi, hazırladığı kapsamlı raporla medyanın toplum üzerindeki dönüştürücü etkisini masaya yatırırken, Rektör Prof. Dr. Süleyman Kızıltoprak teknolojinin etik değerlerle sınırlandırılması gerektiğine dikkat çekti.
Gazetebirlik - Yaşam
Günümüz dünyasında medya, sadece bilginin aktarıldığı bir kanal olmanın çok ötesine geçerek bireylerin zihin dünyasını inşa eden stratejik bir güç haline geldi. Kütahya Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) akademisyenleri tarafından hazırlanan "Medyanın Toplum Üzerindeki Etkilerinin Tespiti ve Sorunlara Yönelik Çözüm Önerileri Raporu", bu değişimin toplumsal doku üzerindeki risklerini ve fırsatlarını ortaya koyuyor.
Dijitalleşme ve Yapay Zekanın Gölgesi
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan DPÜ Rektörü Prof. Dr. Süleyman Kızıltoprak, algoritmik sistemlerin ve yapay zekanın hayatın her alanına sızdığı bir dönemde, teknolojinin milli ve manevi değerlerden kopuk ilerlemesinin ciddi bir tehdit oluşturduğunu belirtti. Kızıltoprak, medyanın artık hakikat algısını şekillendiren bir "epistemik cihaz" işlevi gördüğünü vurgulayarak, bu gücün insan onurunu merkeze alması gerektiğini ifade etti.
Hikmetle Yoğrulan Bilgi Anlayışı
Üniversite olarak bilgiyi yalnızca teknik bir veri olarak değil, hikmetle harmanlanmış bir değer olarak tanımladıklarını söyleyen Rektör Kızıltoprak, hazırlanan raporun sadece akademik bir çalışma olmadığını, aynı zamanda toplumsal farkındalığı artırmayı hedefleyen bir yol haritası niteliği taşıdığını vurguladı. Raporda, şiddetin normalleştirilmesi, kontrolsüz dijital içerikler ve algoritmaların birey üzerindeki yönlendirici etkisi gibi kritik başlıklar felsefi bir derinlikle irdeleniyor.
Geleceğin Medeniyetine Etik Katkı
Medya okuryazarlığının ve etik içerik üretiminin önemine değinen Kızıltoprak, geleceğin dijital medeniyetini inşa ederken kültürel sürekliliğin korunmasının şart olduğunu belirtti. Rektör, "Teknolojik ilerleme, insanı ve toplumsal ahlakı merkeze almadığı sürece eksiktir" diyerek, hazırlanan raporun kamu politikalarına yön verecek bir başucu kaynağı olacağını sözlerine ekledi. Çalışmada emeği geçen akademik kadroya teşekkür eden Kızıltoprak, sağlıklı bir iletişim ekosistemi için etik temelli bir yaklaşımın şart olduğunu yineledi.