Ortadoğu'da tırmanan gerilim, küresel ticaret ağlarını felç ederken Gaziantep’in "yeşil altını" olarak bilinen fıstıkta büyük bir krizin fitilini ateşledi.
Gaziantep Fıstık Hali’nde uzun yıllardır görülmemiş bir sessizlik hakim. Şubat ayından bu yana devam eden İran, ABD ve İsrail arasındaki gerginlik, bölgedeki ticari dengeleri kökünden sarstı. Özellikle Hürmüz Boğazı’ndaki geçişlerin aksaması ve küresel tedarik zincirinin sekteye uğraması, fıstık ihracatını tamamen durma noktasına getirdi.
Fiyatlarda beklenmedik düşüş
Savaş öncesinde oldukça canlı bir piyasaya sahip olan Antep fıstığı, çatışmaların başlamasıyla birlikte ciddi bir talep daralmasıyla karşı karşıya kaldı. Esnaf, ürünlerini elden çıkarabilmek için fiyatlarda 50 ila 100 lira arasında indirime gitmesine rağmen satışlarda beklenen hareketliliği yakalayamıyor. Uzmanlar, normal şartlarda yükselmesi beklenen fiyatların, ihracatın tıkanması nedeniyle aşağı yönlü bir seyir izlediğine dikkat çekiyor.
Hürmüz Boğazı düğümü çözülemiyor
İhracatçılar, yaşanan durgunluğun temel sebebinin lojistik ağların kopması olduğunu belirtiyor. Fıstık ticaretinin merkezinde yer alan Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalması, ürünlerin uluslararası pazarlara ulaşmasını engelliyor. Sektör temsilcileri, İran ile yürütülen karşılıklı ticaretin de tamamen kesildiğini ifade ederek, mevcut belirsizliğin devam etmesi halinde fiyatlardaki düşüşün sürebileceği konusunda uyarıyor.
Kalite farkı tüketiciyi tutmaya yetmiyor
Piyasadaki durgunluğa rağmen Antep fıstığının kalitesi, sadık tüketicisini korumaya devam ediyor. İran ve ABD menşeli ürünlere göre daha yüksek standartlara sahip olan yerli fıstık, kalite odaklı alıcılar için vazgeçilmezliğini korusa da, lojistik engeller nedeniyle dış pazarlara ulaşmakta zorlanıyor. Esnaf, son birkaç gündür yaşanan cüzi hareketliliğin kalıcı bir iyileşmeye dönüşüp dönüşmeyeceğini ise zamanın göstereceğini belirtiyor.