İzmir, İstanbul ve Konya’nın ulaşım planlamacıları, bisikletin kent yaşamındaki yerini güçlendirmek için İzmir Ticaret Odası’nda bir araya gelerek sürdürülebilir bir gelecek için yol haritası belirledi.
Kent içi ulaşımda otomobil bağımlılığını azaltmak ve bisikleti gündelik hayatın vazgeçilmez bir parçası haline getirmek amacıyla düzenlenen "Bisiklet Ulaşımının Yaygınlaştırılması Toplantısı", sektörün önemli isimlerini bir araya getirdi. İzmir Ticaret Odası ev sahipliğinde gerçekleşen buluşmada, yerel yönetimlerin bisikletli ulaşım stratejileri masaya yatırıldı.
Çok boyutlu bir dönüşüm süreci
İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Jülide Tutan, bisiklet kullanımının sadece bir ulaşım tercihi değil, yaşam kalitesini yükselten kapsamlı bir dönüşüm olduğunu belirtti. Tutan, "Doğru planlama ve güçlü iş birlikleriyle kentlerimizi bisiklet dostu hale getirmek, coğrafi avantajlarımızı da kullanarak mümkün. Ortak akılla somut adımlar atmaya kararlıyız" ifadelerini kullandı.
Avrupa Birliği fonları ve veri odaklı stratejiler
Toplantıda konuşan Bisikletli Ulaşımı Geliştirme Derneği Kurucu Başkanı Mustafa Karakuş, 2022 yılından bu yana veri odaklı bir yaklaşımla hareket ettiklerini vurguladı. Karakuş, derneğin temel hedefleri arasında Avrupa Birliği projeleriyle yerel ulaşım çözümlerine finansal kaynak sağlamanın yer aldığını belirtti.
Konya ve İstanbul’dan örnek modeller
Konya Büyükşehir Belediyesi adına söz alan Mehmet Hayırlıoğlu, Avrupa’daki başarılı bisiklet şehirlerini örnek göstererek, Konya’da toplu taşıma ve bisiklet entegrasyonuna odaklandıklarını ifade etti. İstanbul Büyükşehir Belediyesi temsilcisi Merve Uzun ise paylaşımlı bisiklet sistemlerinin metropol trafiğine olan olumlu etkilerine dikkat çekerek, vizyon 2022 stratejileri kapsamında yürüyüş ve bisiklet yollarını artırmaya devam ettiklerini söyledi.
İzmir’in 2040 hedefi: 450 kilometre hat
İzmir Büyükşehir Belediyesi Şehir Plancısı Yağız Dağhan Derinsu, kentin bisiklet vizyonunu rakamlarla ortaya koydu. Mevcut 105 kilometrelik bisiklet yolunun 2027 yılına kadar 220 kilometreye, 2040 yılına kadar ise 450 kilometreye çıkarılmasının hedeflendiğini belirten Derinsu, feribotlarda uygulanan sembolik ücretlendirme gibi teşvik edici politikaların kullanım oranlarını doğrudan artırdığını vurguladı.