Adana'da Kurban Bayramı'nı evlatlarının mezarı başında karşılayan şehit aileleri, yürek yakan ifadelerle acılarını paylaştı; bayramın kendileri için bir anlam ifade etmediğini belirten anneler, mezarlıkta daha insani koşullar talep etti.
Gazetebirlik - Yaşam
Kurban Bayramı'nın ilk gününde Adana Asri Mezarlığı'ndaki Garnizon Şehitliği, hüzünlü bir sessizliğe büründü. Evlatlarını vatan uğruna toprağa veren aileler, bayram sabahını yine kabir başında, dualar ve gözyaşları arasında geçirdi. Türk bayraklarıyla donatılan mezarların başında bir araya gelen aileler, evlatlarına olan özlemlerini dile getirdi.
Acının tarifi yok
2015 yılında şehit düşen Jandarma Uzman Onbaşı Muhammed Oruç'un annesi Ayşe Oruç, bayramların artık kendisi için bir anlam taşımadığını vurguladı. Eşini ve oğlunu kaybetmenin derin boşluğunu yaşayan acılı anne, "Bayram mı, evham mı ayırt edemiyorum. Benim için bayram yok. Her günüm evladımın resimlerine bakarak, onun hayaliyle geçiyor. Yaşayıp yaşamadığımı bile bilmiyorum" diyerek yaşadığı tarifsiz boşluğu anlattı.
Tandır ateşi gibi yanıyoruz
Şehit İstihkam Uzman Çavuş Burak Uçar'ın annesi Zeynep Uçar ise acılarını bir benzetmeyle tarif etti. "İçimiz yandı, pişti" diyen Uçar, tandıra atılan ateşin közü gibi sürekli bir yanma hissiyle yaşadıklarını belirtti. Mezarlığı artık hayatlarının merkezi haline getirdiklerini ifade eden anne Uçar, "Biz aslında yaşayan ölüleriz. Dünya bizim için çoktan bitti, bayramlar ise sadece takvim yaprağı" sözleriyle duygularını paylaştı.
Ailelerden çadır ve güvenlik çağrısı
Ziyaret sırasında şehit yakınları, mezarlık alanındaki fiziksel koşulların iyileştirilmesi için yetkililere seslendi. Özellikle yaz sıcaklarında kabir ziyareti yapmanın zorluğuna dikkat çeken aileler, geçmişte bulunan gölgeliklerin ve çadırların kaldırılmasından şikayetçi. Şehit babası İbrahim Uçar, "Bu sıcakta evlatlarımızın başında dua ederken zorlanıyoruz. Eskiden burada çadır vardı, tekrar kurulmasını ve güvenlik önlemlerinin artırılmasını bekliyoruz" diyerek taleplerini yineledi.