Yeni Birlik Gazetesi Yaşam SEMİHA BERKSOY’UN HAYATI! Neden 'ilklerin kadını' deniliyor, kariyeri ve Nazım Hikmet ile ilişkisi neydi, sergisi ne zamana kadar açık?

SEMİHA BERKSOY’UN HAYATI! Neden 'ilklerin kadını' deniliyor, kariyeri ve Nazım Hikmet ile ilişkisi neydi, sergisi ne zamana kadar açık?

Türkiye sanat tarihinin en sıra dışı isimlerinden biri olan Semiha Berksoy, opera, tiyatro ve resim alanındaki üretimleriyle Cumhuriyet döneminin en dikkat çeken sanatçılarından biri olarak kabul ediliyor. Türkiye’nin ilk kadın opera sanatçısı olarak tanınan Berksoy, sahne sanatlarıyla görsel sanatları bir araya getiren özgün yaklaşımıyla farklı disiplinleri tek bir yaratıcı çizgide buluşturdu. İstanbul Modern’de açılan “Tüm Renklerin Aryası” sergisi, sanatçının çok yönlü üretimini yeniden gündeme taşıyor. Opera sahnesinden resim tuvaline uzanan kariyeri boyunca birçok ilke imza atan Berksoy’un eserleri, Türkiye sanat tarihindeki yerini bugün hâlâ güçlü şekilde koruyor. Sergi, sanatçının hayatı ve üretim dünyasını geniş bir perspektifle izleyiciyle buluşturuyor.

Türkiye sanat tarihinin en sıra dışı isimlerinden biri olan Semiha Berksoy, opera, tiyatro ve resim alanındaki üretimleriyle Cumhuriyet döneminin en dikkat çeken sanatçılarından biri olarak kabul ediliyor. Türkiye’nin ilk kadın opera sanatçısı olarak tanınan Berksoy, sahne sanatlarıyla görsel sanatları bir araya getiren özgün yaklaşımıyla farklı disiplinleri tek bir yaratıcı çizgide buluşturdu. İstanbul Modern’de açılan “Tüm Renklerin Aryası” sergisi, sanatçının çok yönlü üretimini yeniden gündeme taşıyor.

Opera sahnesinden resim tuvaline uzanan kariyeri boyunca birçok ilke imza atan Berksoy’un eserleri, Türkiye sanat tarihindeki yerini bugün hâlâ güçlü şekilde koruyor. Sergi, sanatçının hayatı ve üretim dünyasını geniş bir perspektifle izleyiciyle buluşturuyor.

Semiha Berksoy kimdir?

Semiha Berksoy, Cumhuriyet döneminin uluslararası alanda tanınan ilk sanatçılarından biri olarak bilinir. Opera, tiyatro, sinema ve resim alanlarında eş zamanlı üretim yapması, onu Türkiye sanat tarihinde benzersiz bir konuma yerleştirir.

Sanat hayatına tiyatro ile başlayan Berksoy, kısa sürede opera sahnesine yöneldi. Aynı zamanda Türkiye’nin ilk sesli filmlerinden biri olan “İstanbul Sokakları” filminde rol aldı. Mustafa Kemal Atatürk’ün isteğiyle sahnelenen ilk Türk operasında yer alması, sanat yaşamının önemli dönüm noktalarından biri olarak görülür.

Berksoy, sanat kariyerinde yalnızca Türkiye’de değil Avrupa sahnelerinde de dikkat çekti. Bu nedenle Cumhuriyet döneminin en önemli sanat figürlerinden biri olarak kabul edilir.

Semiha Berksoy’un sanat hayatı nasıl başladı?

Semiha Berksoy, 1930 yılında Darülbedayi Tiyatro Okulu’na kabul edilerek sahne hayatına adım attı. İlk kez “Yaşayan Kadavra” adlı oyunda sahneye çıktı. Bu dönemden itibaren tiyatro ve operet sahnelerinde aktif olarak yer aldı.

1931 yılında Muhsin Ertuğrul’un yönettiği İstanbul Sokakları filminde rol alması, sinema kariyerinin başlangıcı oldu. Film çalışmaları sırasında Paris’e gitmesi, opera ile daha yakından tanışmasına ve müzik kariyerine yönelmesine yol açtı.

1930’lu yıllarda Şehir Tiyatrosu ve Darülbedayi bünyesinde sahnelenen birçok oyun ve operette yer aldı. Bu süreç, onun sahne deneyimini güçlendirdi ve opera kariyerine giden yolu açtı.

Semiha Berksoy opera kariyerinde hangi ilklere imza attı?

Semiha Berksoy’un opera kariyeri, Türkiye sanat tarihinde birçok ilkle anılır. İstanbul Konservatuvarı’nda şan eğitimi aldıktan sonra Güzel Sanatlar Akademisi’nde eğitim gördü.

Devlet bursu kazanarak Berlin Devlet Yüksek Müzik Akademisi Opera Bölümü’nde eğitim aldı. Bu eğitim süreci, uluslararası opera sahnesine açılmasını sağladı.

1934 yılında sahnelenen Özsoy Operası’nda “Ayşım” rolünü üstlenmesi, Türkiye’de sahnelenen ilk ulusal operada yer alması açısından büyük önem taşır.

1939 yılında Almanya’da sahnelenen Richard Strauss’un Ariadne auf Naxos operasında Ariadne rolünü üstlenmesi, Berksoy’u Avrupa sahnesinde yer alan ilk Türk opera sanatçılarından biri haline getirdi.

Kariyeri boyunca Tosca ve Madame Butterfly gibi önemli operalarda sahne aldı. Sahne yorumlarında dramatik yoğunluk ve güçlü mimik kullanımıyla dikkat çekti.

Ressam Semiha Berksoy: resimlerinde hangi temalar öne çıkıyor?

Semiha Berksoy yalnızca opera sanatçısı değil aynı zamanda güçlü bir ressam olarak da tanındı. Resimlerinde akademik kurallardan çok kişisel ve içgüdüsel bir yaklaşım benimsedi.

Sanatçının eserlerinde öne çıkan temalar şunlardı:

Otoportreler

Anne figürü

Sahne ve kimlik

Aşk ve ölüm

Opera rolleri

Berksoy’un resimleri çoğu zaman figür merkezli bir anlatım içerir. Perspektif ve anatomi kurallarını bilinçli şekilde geri planda bırakan sanatçı, doğrudan ve güçlü bir ifade dili geliştirdi.

Boyayı kalın katmanlar halinde kullanması ve çizgi ile yazıyı aynı yüzeyde buluşturması, eserlerini özgün kılan unsurlar arasında yer aldı.

Semiha Berksoy’un önemli eserleri ve sahne çalışmaları

Semiha Berksoy’un üretimi opera, tiyatro, sinema ve resim arasında geniş bir alana yayılır.

Sanat hayatındaki önemli çalışmalar arasında şunlar bulunur:

Opera ve sahne eserleri

Özsoy Operası (1934)

Ariadne auf Naxos

Tosca

Madame Butterfly

Liebestod performansı

Sinema ve tiyatro çalışmaları

İstanbul Sokakları (1931)

Söz Bir Allah Bir (1933)

Macun Hokkası

İstanbul Efendisi

Resim çalışmaları

Otoportre serileri

Ariadne resimleri

Hapishanede Ziyafet

Zümrüdüanka Otoportre

Çarşaf resimleri

Bu eserler, Berksoy’un sahne deneyimini resimle birleştiren sanat anlayışını ortaya koyar.

Semiha Berksoy ile Nazım Hikmet arasındaki ilişki

Semiha Berksoy ile ünlü şair Nazım Hikmet arasındaki ilişki, 1930’lu yıllarda sanat çevrelerinde dikkat çeken bir bağ olarak bilinir.

Nazım Hikmet’in senaryosunu yazdığı Söz Bir Allah Bir filminde rol alan Berksoy, şair tarafından kendisi için yazılan Bir Rüyadır oyununda da başrol oynadı.

İkili arasında zamanla güçlü bir duygusal bağ oluştu. Berksoy, siyasi baskı dönemlerinde Nazım Hikmet’i cezaevinde ziyaret etmeyi sürdürdü. Yıllar içinde bu ilişki güçlü bir dostluğa dönüştü.

Nazım Hikmet’in Berksoy’u “Türk kadın sesinin pırlantası” olarak tanımladığı bilinir.

Tüm Renklerin Aryası sergisi nerede ve ne zamana kadar açık?

Semiha Berksoy’un sanat dünyasını yeniden gündeme taşıyan “Tüm Renklerin Aryası” sergisi, İstanbul Modern’de sanatseverlerle buluşuyor.

Sergi hakkında bilgiler:

Yer: İstanbul Modern – Karaköy

Tarih: 22 Ocak 2026 – 6 Eylül 2026

Ziyaret saatleri:

Salı–Perşembe / Cumartesi–Pazar: 10.00–18.00

Cuma: 10.00–20.00

Sergide 200’den fazla eser yer alıyor. Opera sahnesinden resim çalışmalarına, yazı ve çizimlere kadar Berksoy’un üretim dünyasını farklı yönleriyle anlatan geniş bir seçki sunuluyor.

“Tüm Renklerin Aryası”, Semiha Berksoy’un sanat anlayışını ve çok yönlü üretimini yakından görmek isteyenler için yılın en dikkat çeken sergilerinden biri olarak öne çıkıyor.