Yeni Birlik Gazetesi Yaşam Sosyal medyada paylaşılan maden sahası iddialarına DMM'den yalanlama

Sosyal medyada paylaşılan maden sahası iddialarına DMM'den yalanlama

Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, Türkiye’de arazilerin büyük bölümünün maden sahası olarak ruhsatlandırıldığı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını açıkladı.

Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), bazı sosyal medya ve yayın organlarında yer alan, “Türkiye’de arazilerin büyük bölümünün maden sahası olarak ruhsatlandırıldığı” iddialarını yalanladı. DMM, bu tür paylaşımların gerçeği yansıtmadığını açıkladı.

Merkez, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Türkiye genelinde fiilen maden üretimi yapılan alanın, ülke yüz ölçümünün yalnızca binde 1,8’ine tekabül ettiğini belirtti. Ayrıca, illere göre fiili kazı oranlarının iddiaların aksine oldukça düşük olduğunu kaydetti.

İllere Göre Maden Alanları

DMM’nin paylaştığı verilere göre bazı illerdeki fiili kazı oranları şu şekilde:

  • Artvin: binde 1
  • Giresun: on binde 4
  • Kütahya: binde 4,1
  • Çanakkale: binde 1,5
  • Balıkesir: binde 6,4
  • İzmir: binde 6
  • Trabzon: on binde 3
  • Muğla: binde 4,5
  • Ordu ve Gümüşhane: on binde 8

Bu veriler, ülkedeki maden faaliyetlerinin toplam arazinin çok küçük bir bölümünde gerçekleştirildiğini gösteriyor.

Maden Faaliyetlerinde Rehabilitasyon Zorunluluğu

DMM, maden faaliyetleri sona eren alanların rehabilitasyon çalışmalarına tabi olduğunu ve doğaya yeniden kazandırıldığını açıkladı. Bu çalışmaların yasal bir zorunluluk olduğunu vurgulayan merkez, sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda faaliyetlerin yürütüldüğünü belirtti.

Merkez ayrıca, asılsız paylaşımlarla oluşturulan algı operasyonlarının, milli ekonomiye değer sağlayan madencilik sektörünü hedef alan bir dezenformasyon kampanyası niteliğinde olduğunu bildirdi. DMM, çalışmaların “Önce insan, sonra çevre, sonra katma değerli madencilik” ilkesiyle titizlikle yürütüldüğünü kaydetti.

Sektör ve Kamuoyu Bilgilendirmesi

DMM’nin açıklaması, maden sektöründe sürdürülen faaliyetlerin kapsamını ve oranlarını net şekilde ortaya koyarak, kamuoyunda oluşan yanlış algıları düzeltmeyi amaçlıyor. Merkez, sosyal medyada ve basında yer alan yanıltıcı iddiaların yayılmasının önüne geçilmesi için bu tür bilgilendirmelerin önemine dikkat çekti.